Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/9997 E. 2016/12156 K. 26.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9997
KARAR NO : 2016/12156
KARAR TARİHİ : 26.10.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dilekçesi ile; davalının maliki bulunduğu taşınmazın içerisine davalının rızası ile davacıların müştereken derin kuyu açarak elektrik panosu ve derin kuyu pompası tesis ettiklerini, bu tesisten 4-5 yıl bahçelerine yeraltından döşemiş oldukları plastik borular ile sulama suyu aldıklarını, davalı da bu tesisten kendi bahçesinin sulamasını elektrik tüketim bedeli ödemeden yaptığını ancak davalının anılan taşınmazı içerisindeki bu sulama tesisinin mevcut olması nedeniyle rayiç değerinin 30-40.000TL fazlasına 20.12.2011 tarihinde üçüncü bir kişiye sattığını, yeni malikin davalıya bedelini ödediğinden bahisle davacıların kullanımına izin vermeyeceğini beyan etmesi üzerine davalının haksız elde ettiği bedelin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların karşılıksız olarak beş yıl boyunca su kullandıklarını, elde ettikleri ürün gelirinin yaptıkları masraflardan mahsup edilmesi gerektiğini, talep ettikleri bedelin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; alınan rapora itibar edilmiş ve elektrik panosu bedeli 2.735 TL ve artezyen kuyusu bedeli 3.500 TL olmak üzere toplam 6235 TL’lik masraf yapıldığı, davacıların dava konusu taşınmazda artezyen kuyusu ve elektrik panosunu herhangi bir kira ödemeksizin kendi taşınmazlarını sulamak amacıyla yaptıkları ve yaklaşık olarak 5-6 yıl boyunca faydalandıklarından toplam bedel olan 6.235 TL den % 30 hakkaniyet indirimi yapılarak 4.364,50 TL ye hükmedilerek davanın kısmen kabulüne, ….. İcra Müdürlüğünün 2012/179 esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan asıl alacağın 4.364,50 TL’lik kısmına yapılan itirazın iptaline, takibin 4.364,50 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
HMK’nın 266 vd. maddelerine göre; bir davada çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişiye başvurabilir ancak hakim bilirkişi raporu ile bağlı değildir. Hakim, bilirkişi raporunu yeterli derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor isteyebilir veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Hakim bilirkişi raporunun aksine karar verirken bilirkişi raporundaki sonucun neden yanlış olduğunu ve kabul edilemeyeceğini hükümde gerekçesiyle birlikte inceleyip belirtmelidir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alındığı belirtilen jeoloji mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; kuyu delgi maliyeti, 3.910TL, kuyu borulama maliyeti 1.932TL, kuyu çakılama geliştirme, yıkama maliyeti 600TL, dalgıç pompa maliyeti 3.500TL olarak tespit edilmiş, ne var ki mahkemece yalnızca dalgıç pompa maliyeti olan 3.500TL’nin tahsili yönünde hüküm kurulmuş, bilirkişi tarafından tespit edilen diğer bedellerin tahsili yönünden neden hüküm kurulmadığı açıklanmamıştır.
Buna göre; mahkemece, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına rağmen, HMK’nın 266 vd. maddelerine aykırı olarak, herhangi bir gerekçe göstermeksizin, kuyu delgi maliyeti 3.910TL, kuyu borulama maliyeti 1.932TL, kuyu çakılama geliştirme, yıkama maliyeti 600TL yönünden hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.