Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/12922 E. 2019/1645 K. 27.02.2019 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 20:00


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/12922
KARAR NO : 2019/1645
KARAR TARİHİ : 27.02.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davaya konu 105 nolu iş yerini oda işlerinde kullanılmak üzere ... Belediyesinden kiralandığını, iş yerinin elektrik aboneliği alındıktan sonra davalı şirket tarafından kira dönemleri öncesine ait 2011/3 dönemine ilişkin 8.454,44 TL elektrik faturasının tahakkuk ettirildiğini, oda üyelerinin mağdur olmaması için aylık taksitler halinde bu faturanın karşılığının ödendiğini, tahakkuka konu borcun eski abonenin borcu olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tarafına verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinini talep etmiştir.
Davalı; Enerji Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine göre müşterinin fatura tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde faturaya itiraz edebileceğini, ayrıca şirkete herhangi bir başvurusu olmadığını ve bu alacak nedeniyle temerrüde düşürülmediklerini, ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talebinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacı meslek odasının, 26.630,00 kwh'lık elektrik tüketiminin karşılığı olan 8.454,43 TL fatura bedelini ödemekle davalı elektrik şirketinin zenginleşmediği, aksine davalının ifa ettiği hizmetinin karşılığı olduğu, davacı meslek odasının, kendisinden önceki kiracının sorumlu olacağı fatura bedelini yetkisi bulunmadığı halde ödediği, yetkisi bulunmaksızın borcu ödeyen davacı ile dava dışı önceki kiracı arasındaki hukuki ilişkinin vekaletsiz iş görme niteliğinde olduğu, davanın, vekaletsiz iş görme hükümlerine dayalı olarak dava dışı önceki kiracı Hacı Mehmet YETGİN'e açılması gerektiği davalı şirketin pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının eski abonenin kullanımından kaynaklandığını iddia ettiği fatura borcunu ödemesi nedeni ile ödenen bedelin davalı elektrik şirketinden iadesi talebine ilişkindir.
Abonelik sözleşmesi tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılır. Yapılan sözleşmenin niteliğine göre kural olarak bütün sözleşmelerde geçerli olan sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca, yapılan sözleşme sadece taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurur.
Elektrik Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve Yüksek Yargıtay yerleşik uygulamasına göre; eski kiracının veya mal sahibinin elektrik aboneliği nedeniyle önceki aboneye ait olan ödenmemiş fatura bedellerinin yeni aboneden talep edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, davacı 03.03.2009 tarihinde kiraladığı iş yerine ilişkin abonelik sözleşmesini 31.01.2011 tarihinde imzalamıştır. Davaya konu 2011/3 dönemine ilişkin fatura 19.07.2005- 07.03.2011 dönemi elektrik harcamalarını kapsamakta olup, sözü edilen faturanın davacı tarafça ödendiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davaya konu iş yerinin dava dışı 3.kişi olan eski kiracı tarafından 19.07.2005 tarihinde kiralandığı, 25.08.2008 tarihinde ise iş yerinin terk edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın kiracı ve abone olduğu tarih ile davaya konu faturanın kapsadığı dönem kıyaslandığında, davaya konu fatura bedelinin tümünden davacının sorumlu tutulmayacağı açıktır. Davalı taraf ile davacı taraf arasındaki sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince davacı ancak borçlu olduğu kısmı ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle davacı borçlu olmadığı halde ödediği kısmın iadesini davalı elektrik şirketinden talep hakkına sahiptir. Keza davaya konu edilen, eski abonenin borcunu da kapsar şekilde davalı tarafından davacı adına yapılan fatura tahakkuk işlemidir.
Açıklanan nedenlerle, davanın esastan incelenip davacının önceki abonenin borcu için yaptığı ödemenin tespit edilerek davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece uyuşmazlığın vekaletsiz iş görme olarak nitelendirilerek davalının pasif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'un 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.