Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/16712 E. 2018/4452 K. 25.04.2018 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.12.2023 01:44


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16712
KARAR NO : 2018/4452
KARAR TARİHİ : 25.04.2018

Davacı ... ile davalı ... Nak. Ltd.Şti. aralarındaki tahliye davasına dair ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 26/11/2015 günlü ve 2015/112 E.- K. 2015/906 sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 20/09/2017 günlü ve 2017/6983 E.- K. 2017/12374 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, malik olduğu taşınmazda, davalının 01/01/2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, eski binayı tamamen yıkarak taşınmaz üzerinde büyük bir proje inşa edeceğini, bu hususun 21/10/2014 tarihli ihtarname ile davalıya bildirdiğini ancak davalının taşınmazı tahliye etmediğini belirterek kiralananın yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının dava konusu mecuru satın almak suretiyle kiralayan durumuna geldiği, davacının açtığı davanın yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye davası olması nedeniyle davacıya avam proje ve mimari projeyi ibraz etmek üzere verilen sürelere rağmen davacı tarafça onaylı herhangi bir proje ibraz edilmediği, davacı tarafça davalının tahliyesini gerektirir esaslı bir inşai faaliyet yapılacağı hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.09.2017 gün ve 2017/6983 Esas- 2017/12374 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, onama ilamına karşı davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Türk Borçlar Kanun'unun 350/2. maddesi hükmü uyarınca kiralananın yeniden inşa veya imar amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi nedeniyle açılacak tahliye davalarında, imarca tasdikli mimari ya da avan projenin ibrazı zorunludur. Ne var ki söz konusu projenin davanın açıldığı sırada verilmesi şart olmayıp dava tarihinden sonra da ibrazı mümkündür.
Somut olayda, davacı vekili, projenin uygulanacağı alanın çok geniş bir saha olduğunu, birden çok taşınmaz mevcut olup tevhid işlemlerinin gerçekleştirileceğini, bu nedenle projenin onay aşamasına gelmediğini beyanla süre verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tensip tutanağı ile projenin ibrazı için kesin süre verildiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilerek davanın esasına yönelik hüküm kurulmuş ise de tensip tutanağı ile verilen kesin sürede, kesin süreye uyulmamasının sonuçları açıkça belirtilmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere projenin dava tarihinden sonra yargılama sırasında ibrazı mümkün olduğuna göre Mahkemece ilgili tarafa proje ibrazı için usulüne uygun şekilde kesin süre verilerek sonucuna göre deliller değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu bu defaki incelemeden anlaşılmakla davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 20.09.2017 gün ve 2017/6983 Esas- 2017/12374 Karar sayılı ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.09.2017 gün ve 2017/6983 Esas- 2017/12374 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan karar düzeltme ve temyiz harcının düzeltme isteyene iadesine, 25.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.