Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/374 E. 2017/4542 K. 04.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/374
KARAR NO : 2017/4542
KARAR TARİHİ : 04.04.2017

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kira alacağı ve tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 04.04.2017 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı vekili Av…. geldi. Karşı taraf ve vekili adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davalının, müvekkiline ait taşınmazda kiracı iken kiralananı sözleşme tarihinden önce tahliye ettiğini… 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/7 D.iş sayılı dosyası kapsamında kiracının verdiği zararın tespit edildiğini belirterek 56.169,55 TL zarar miktarı ve 13.415,71 TL kira alacağı olmak üzere toplam 69.585,26 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kiralanan taşınmazın 31/05/2011 tarihinde tahliye edildiğini, müvekkilinin taşınmazda bulunduğu süre zarfında taşımazı özenle kullandığını ve bir zarar vermediğini, kira sözleşmesinden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 56.169,55 TL zarar tazmini ve 13.415,71 TL kira alacağı olmak üzere toplam 69.585,26 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının hor kullanma tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 316. (BK 256) maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı Kanunun 334. (BK 266) maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Davacının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasarların hor kullanımdan kaynaklandığı belirtilmiş ise de, kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payının dikkate alınması, hor kullanma nedeniyle zarar gören parçaların yenisi ile değiştirilmesi durumunda yenilenen parçaların başlangıçtaki durumlarına göre yıpranma paylarının hesaplanarak alacaktan düşülmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlere davalı yararına hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı için takdir edilen 1.480 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.