Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/8842 E. 2018/7489 K. 03.07.2018 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.12.2023 04:58
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8842
KARAR NO : 2018/7489
KARAR TARİHİ : 03.07.2018
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalının, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu kapsamında sözleşmeli aile hekimi olarak görev yaptığını, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanuna kapsamında sözleşmeli olarak görev yapan aile hekimlerinin uygun sayıda bir araya gelerek taşınmaz kiraları, personel ve malzeme giderlerini kendilerinin karşıladığını, bu giderler için aile hekimlerine ödeme yapıldığını, davalı ile 27.03.2014 tarihinde kira sözleşmesi yapıldığını, fakat, Bağcılar İlçesinde faaliyet gösteren ve aile hekimi olarak görev yapmakta olan davalının, 15.06.2011- 01.09.2012 tarihleri arasında, davacı kuruma ait taşınmazı kullanmasına rağmen, herhangi bir ödeme yapmadığını ve 5.633,33 TL kamu zararı meydana geldiğini belirterek haksız kullanım nedeniyle oluşan zararın tahsili için yapılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu belirterek icra takibine yapılan itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kamu zararına neden olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur,
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esası incelenerek davanın esastan sonuçlandırılması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.