Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2018/5759 E. 2018/8992 K. 25.09.2018 T.

Yayınlanma Tarihi: 26.12.2023 14:21


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5759
KARAR NO : 2018/8992
KARAR TARİHİ : 25.09.2018

....

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, taraflar arasında, 33752 ruhsat numaralı maden sahası işletmesi hususunda 01.04.2011 başlangıç tarihli rödövans sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre davacı tarafça daimi nezaretçi atanacağını, ücretin davalı yanca ödeneceğini, daimi nezaretçi ücretlerinin ödenmemesi üzerine kesilen faturalara itiraz edildiğini, bunun üzerine icra takibi yapıldığını ancak haksız ve hukuka aykırı olarak takibe kısmen itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli ve yetkili..... gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Somut olayda, uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 357. maddesi ve devamında düzenlenen hasılat kirasının bir türü olarak kabul edilen rödövans sözleşmesine ilişkindir. Dava, 03/07/2016 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
....
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddi ile dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekirken, davanın ticari dava olduğu belirtilerek dosyanın ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün ve gerekçesinin, HUMK 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarı açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ikinci fıkrasındaki "Dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli ve yetkil...... gönderilmesine" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak "Dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli ve yetkil...... gönderilmesine" ibaresi yazılmak suretiyle hükmün ve hüküm gerekçesinin düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


..........