YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4339
KARAR NO : 2020/7489
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
VEK.AV….
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen istirdat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı … şirketinin, düzenlediği faturalar ile hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, perakende satış hizmeti ve sayaç okuma bedellerini tahsil ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL’nin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; istirdadı istenilen bedellerin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda yapılan değişiklik gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı, davacı tarafça istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; hükmün gerekçe kısmında istinaf başvurusunun reddine karar verildiği belirtilmiş olmasına rağmen hüküm kısmında olumlu yada olumsuz karar verilmemiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) 6100 sayılı HMK’nın “duruşma yapmadan verilecek kararlar” başlıklı 353/1-b-1 maddesi; “İncelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine (..). duruşma yapmadan karar verilir.”;
Aynı Kanunun “karar ve tebliği” başlıklı 359/1-f maddesi ise; “ hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi” hükmünü içermektedir.
Açıklanan kanun hükümleri ışığında somut olay incelendiğinde; bölge adliye mahkemesince verilen hükmün gerekçe bölümünde, istinaf talepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, bu nedenle istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm sonucu bölümünde davacı tarafın istinaf başvurusu hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla, bölge adliye mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-)Bozma nedenine göre, davacı tarafın temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK’nın 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcını istek halinde temyiz edene iadesine, HMK’nın 373/2 maddesi uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.