Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/10237 E. 2021/2704 K. 15.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/10237
KARAR NO : 2021/2704
KARAR TARİHİ : 15.03.2021

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ …HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde davalının istinaf başvurusunun reddine, davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili, …’in 21.07.2008 tarihinde davalı kuruma ait yüksek gerilim hattının bulunduğu elektrik direğinde elektrik akımına kapılarak meydana gelen elektrik çarpması neticesinde yaralandığını, bu olay sonucunda …’in sağ kol ve sağ bacağını yitirdiğini, bu durumun tüm davacıları ruhen ve derinden yaraladığını, davalı kurumun bu olayda kusuru ve ihmalinin söz konusu olduğunu ve davacıların uğradıkları manevi zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek; … için 400.000,00TL, anne … için 25.000,00TL, baba … için 25.000,00TL, kardeşler … için 5.000,00TL, … için 5.000,00TL ve ….için 5.000,00TL olmak üzere toplam 465.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesini istemiştir.
Davalı; öncelikle davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacıların talebinin reddine dair verilen mahkeme kararı kesinleştiğinden derdestlik itirazlarının olduğunu, davalı şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayın davacı …’ın ailesi açısından velayetin gerektirdiği sorumluluğun yerine getirilmemesinden kaynaklandığını, trafo binasının projeye uygun olarak tesis edilmiş olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davacı … için 100.000 TL, davacı anne … için 10.000 TL, davacı baba … için 10.000 TL, davacı kardeş … için 1.000 TL, davacı kardeş … için 1.000 TL, davacı kardeş … için 1.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, davaya konu olayın oluş biçimi, meydana geliş sebebi ve tarafların kusur durumları gözetildiğinde, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarının TMK.’nın 4. maddesinde açıklanan hakkaniyet ilkesine göre düşük olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf talebinin kısmen kabulüne, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı … için 200.000 TL, davacı anne … için 15.000 TL, davacı baba … için 15.000 TL, davacı kardeş … için 2.000 TL, davacı kardeş … için 2.000 TL, davacı kardeş … için 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, elektrik çarpması nedeni ile uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/278 Esas sayılı dosyasında davacı …, aynı olaya ilişkin olarak şimdilik 5.000 TL maddi ve 2000 TL bakıcı gideri tazminatı toplam 7.000 TL’nin davalıdan tahsilini, 05.01.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 125.543,98 TL maddi, 300.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Bu dosya ile birleşen 05.01.2012 tarihli dosyada ise; olay nedeniyle davacılar Fevzi ve Ziynet için 50.000 ‘er TL, …’ın kardeşleri ….için 20.000’er TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, bakıcı giderine ilişkin talebin reddine, ıslah ile artırılan ve birleşen dava ile talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.04.2014 tarih ve 2013/20563 E.-2014/5596 K. sayılı ilamı ile davalı vekilinin zamanaşımı def’inin reddine karar verilerek davanın esası hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 130.543.98 TL maddi, 130.000 TL manevi tazminatın davalıdan olay tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, bakıcı giderine ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiş, birleşen davada ise, davacılar …için 25.000’er, … için 5.000 ‘er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine bu defa Dairemizin 26.01.2016 tarih ve 2015/7431 E.- 2016/659 K. sayılı ilamı ile davalının sair temyiz itirazları reddedilerek davacının, asıl davada manevi tazminat isteminde bulunmadığı, ıslah dilekçesi ile ıslah harcını yatırarak maddi tazminat talebini artırıp, ayrıca 300.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, bu nedenle davacının ayrıca manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminata ilişkin ıslah isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak maddi tazminata ilişkin karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat davası açmak hakkı saklı kalmak sureti ile bu dosyadaki manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Yukarıda açıklanan safahattan anlaşılacağı üzere, birleşen dosyada davacılar (anne …, baba , …kardeşler ….) yönünden hükmedilen “2-Davacı … için 25.000,00 TL, davalı …. için 25.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için

5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara VERİLMESİNE” ilişkin karar, Dairemiz bozması dışında kaldığından kesinleşmiştir.
Manevi tazminat bir bütündür. Duyulan acı ve üzüntünün karşılığı dava yolu ile belirlenip karşı tarafa bildirildikten sonra arttırılması veya yeni bir dava açılarak istenmesi mümkün değildir. Manevi tazminatın takdirinde hakime çok geniş takdir yetkisi verilmiştir. Acı ve elemin bölünerek bir kısmının açılacak kısmi dava ile kalanının açılacak başka bir davada talep edilmesi, manevi tazminatın özüne ve işlevine aykırı düşer (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.03.2006 tarih ve 2006/2-14 E, 2006/26 K. sayılı ilamı).Yerleşik Yargıtay uygulamalarında, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi kabul edilmiştir.
O halde mahkemece, davacılar …. yönünden aynı olaya ilişkin olarak ikinci kez açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 371. maddesi uyarınca Bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 4,90 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 15/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.