YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11102
KARAR NO : 2021/2709
KARAR TARİHİ : 15.03.2021
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde davacının istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalının müteahhit firma olduğunu, aralarında daire alımı konusunda sözleşme imzalandığını, ancak davalı tarafın sözleşmeye uymadığı gibi ödediği bedeli de iade etmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı aldıklarını ve Turhal İcra Müdürlüğü’nün 2019/748 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın icra dosyasına itiraz ederek kötüniyetli olarak takibi durdurduğunu beyan ederek davalının itirazının iptaline ve %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, davacının para ödediğine ilişkin bir yazılı belge sunmadığını, davacı tarafça mahkemeye sunulan sözleşmenin, gayrimenkul alım-satımına ilişkin olmakla birlikte resmi şekilde yapılmadığından adi şekilde yapılan geçersiz bir satım sözleşmesi olduğunu; geçersiz satım sözleşmesine bağlı olarak kararlaştırılan cezai şarta ait hükümlerin de geçersiz olduğunu, ayrıca talep edilen cezai şartın da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın niteliği ve davanın değeri göz önüne alındığında senetle ispat zorunluluğunun bulunduğunun anlaşıldığı, davacının ödemeye ilişkin iddiasının senetle ispat edilemediği, bu suretle davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, harici satım sözleşmesi nedeniyle ödenilen bedelin ve cezai şartın işlemiş yasal faizi ile tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu, 28.09.2017 tarihli emlak alım satım sözleşmesi; TMK’nın 706, BK’nın 213 (TBK’nın 237), Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Bu nedenle, taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler.
Davacının dayandığı 28.09.2017 tarihli sözleşmenin 2.maddesinde “Satış bedelinin 130.000 TL’si peşin” olarak belirtildiği, devamı 3.maddesinde ise “Bu sözleşme imzalandıktan sonra, Borçlar Kanunu’nun 156/2 maddesine göre, taraflardan ALICI, bu emlağı almaktan vazgeçtiği taktirde, verdiği kaparoyu geri alamayacaktır. SATICI bu emlağı satmaktan vazgeçerse, kaparoyu iade edecek ve kaparo miktarı kadar daha tazminat ödeyecektir” şeklinde açıklamada bulunulmuştur. Sözleşmedeki bu “peşin” ibaresi ile diğer beyanlar birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya 130.000 TL ödediğinin kabulü gerekir.
Davaya konu taşınmaz satış sözleşmesi geçersiz olduğuna göre, her geçersiz satışta olduğu gibi taraflar aldıklarını sebepsiz iktisap hükümleri dairesinde iade ile yükümlüdürler.
Bu durumda mahkemece, davacının davalıya 130.000 TL kaparo bedeli ödediğinin kabulü ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK’nın 373/1 maddesi uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 15/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.