Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/11237 E. 2021/1712 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11237
KARAR NO : 2021/1712
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı ile aralarında … plaka sayılı aracın 42.000 TL bedelle satılmasına ilişkin 07/08/2007 tarihli sözleşme yaptıklarını, davalının 12.000,00 TL’yi ödediğini, kalan 30.000.00 TL’yi ödemediğini, bu nedenle 01/12/2009 tarihinde aracı geri aldığını, kalan borcun davalı tarafından ödenemeyeceğinin anlaşılması üzerine davalıda kaldığı süre boyunca günlük 50 TL’den araç kullanım bedeli kararlaştırıldığını, aracın 07.08.2007-01.12.2009 tarihleri arasında davalıda kaldığını belirterek; 42.000,00 TL araç kullanım bedeli ile tarafınca ödenen 1.450,77 TL trafik cezaları ve taşıt vergilerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davaya konu aracı davacıdan 42.000,00 TL’ye satın aldığını, 12.000,00 TL’sini peşin verdiğini, kalanını ise taksitler halinde ödediğini, davacıya borcunun kalmadığını; davalı/ birleşen davada davacı ise; paranın tamamını ödemesine rağmen aracın resmi devrinin yapılmadığını, davacının kendisini oyaladığını ileri sürerek; ödediği 12.000,00 TL ile banka aracılığıyla davacının kredilerine yaptığı ödemelerin tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 12.000,00 TL’nin davacı/birleşen dava davalısı …’dan tahsiline karar verilmiş,hükmün taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 18.05.2015 tarih ve 2014/14828 Esas – 2015/8814 Karar sayılı ilamı ile; taraflar arasındaki araç satışı noterde yapılmadığından geçersiz olduğunu, geçersiz satışlarda herkesin aldığını aynen iade etmekle yükümlü olduğunu, cezaların şahsiliği prensibi gereğince aracın davalının (birleşen dava davacısı) zilyetliği altında iken gerçekleşen trafik suçları nedeniyle verilen trafik cezalarından davalının sorumlu olacağını, trafik cezaları yönünden sunulan delillerin bu kapsamda değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerektiğini, davalının (birleşen dava davacısı) yargılama sırasında davacı (birleşen dava davalısı) adına ödeme yapıldığını gösterir toplam 6.559,63 TL’ lik 5 adet banka dekontunu dosyaya sunduğunu, dekontların tarihlerinin davacının (birleşen dava davalısı) son ödemenin yapıldığını iddia ettiği 09.10.2007 tarihinden daha sonra olduğunu, mahkemece 09.10.2007
tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak verilen 26/09/2017 tarihli kararında; asıl davanın kısmen kabulü ile 1.450,00 TL trafik cezası ve vergi ödemelerinin davalı /birleşen dava davacısı …’den tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 21.859,63 TL’ nin davacı/birleşen dava davalısı …’ndan tahsiline karar verilmiş, hükmün davacı/birleşen dava davalısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.01.2019 tarih ve 2018/7436 Esas, 2019/474 Karar sayılı ilamı ile; Dairemizin 18.05.2015 tarihli bozma ilamı sonrasında mahkemece yapılan yargılamada davalı/birleşen dava davacısı tarafından 16.11.2015 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi dikkate alınmak suretiyle hüküm tesis edildiği, yasa hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları nazara alındığında bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı, mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmasına ve davacı/birleşen dava davalısının sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak 01/10/2019 tarihinde verilen son kararında; asıl davanın kısmen kabulü ile 1.450,00 TL trafik cezası ve vergi ödemelerinin davalı/birleşen dava davacısı …’den tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 12.000 TL’nin davacı/birleşen dava davalısı …’ndan tahsiline karar verilmiş, hükmü, davacı/birleşen dava davalısının temyiz etmesi üzerine, mahkemece 02.07.2020 tarihli ek kararla; süresi içinde temyiz harcı yatırmadığı gerekçesiyle davacı/birleşen dava davalısı … vekili tarafından ibraz edilen 20.01.2020 tarihli temyiz dilekçesinin temyizden vazgeçmiş sayılması nedeniyle reddine karar verilmiş; davacı/birleşen dava davalısı vekili temyiz isteminin reddi kararıyla birlikte hükmü temyiz etmiştir.
1-)Mahkemece 02.07.2020 tarihli ek kararla temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmiş ise de; 09.03.2020 tarihli temyiz harç-masraf tamamlatılması hakkındaki muhtırada 2019/81 Esas sayılı dosyaya ilişkin olarak tamamlaması gereken giderin 54,40 TL temyiz karar harcı, 204,93 TL temyiz karar nisbi harç ve 150 TL temyiz posta masrafı olarak yazıldığı, uyap üzerinden yapılan incelemede; 2019/81 Esas sayılı dosyaya ilişkin olarak; 09.03.2020 tarihinde davacı … vekili tarafından toplam 259,33 TL temyiz harcı ile yine aynı tarihte 150 TL gider avansı yatırıldığı nazara alındığında ; süresinde temyiz harç ve masrafı yatırıldığından mahkemece temyiz dilekçesinin temyizden vazgeçmiş sayılması nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla Kırkağaç Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2020 tarih ve 2019/81 Esas, 2019/250 Karar sayılı temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak temyiz incelemesine geçildi.
2)Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (Hukuk Genel Kurulu’nun 20.12.2013 gün E: 2013/23-131, K: 2013/1681 sayılı ilam)
Somut olayda; Mahkemenin 26.09.2017 tarihli hükmü ile; asıl davaya ilişkin olarak; davanın kısmen kabulüne, 1.450,00 TL’nin davalı …’den tahsiline, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 1.450,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, kararın davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 23.01.2019 tarihli ilamı ile; hükmün birleşen dava yönünden bozulmasına ve davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak 01/10/2019 tarihli son kararında; asıl davaya ilişkin hükmün bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiği böylece davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu halde davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca nisbi 5.299,58 TL nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, asıl davaya ilişkin olarak; mahkemenin 26.09.2017 tarihli hükmü ile davacı … aleyhine hükmedilen vekalet ücreti konusunun Dairemizin 23.01.2019 tarihli bozma kararı kapsamı dışında kaldığı ve kesinleşmiş bu kısmın davacı lehine olan usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetmeksizin davacı aleyhine olacak şekilde vekalet ücretinin yeniden hesaplanarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle Kırkağaç Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2020 tarih ve 2019/81 Esas, 2019/250 Karar sayılı temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın KALDIRILMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm kısmının 2012/321 sayılı dosyası yönünden olan bölümünün “yargılama giderleri yönünden” başlığı altında c fıkrasında yazan “5.299,58 TL” ibaresinin çıkartılmasına, yerine “1.450,00 TL” ibaresinin eklenmesine, hükmün davacı/birleşen dava davalısı yararına düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 6100 sayılı HMK’nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.