YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1222
KARAR NO : 2020/2879
KARAR TARİHİ : 10.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dava, hastane hizmeti vermekte olan davacı şirketin, ödenmeyen tedavi-hizmet bedellerinin davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair kararının Yargıtay 21 Hukuk Dairesinin 2016/16999 esas 2016/12434 karar sayılı 10/10/2016 tarihli ilamı ile davacı şirketin dava dışı hastalarına sunduğu hizmet, tedavi gideri ve kullanılan malzeme bedellerinin davalı Kurumdan tahsilini talep ettiği, dava konusu uyuşmazlığın iş mahkemeleri yerine genel mahkemelerde çözülmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla karar verilmiştir
İş bu kararın, taraflarca temyiz edilmesi üzerine dava dosyası temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 373/4 maddesi; “Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü,
Geçici 3/2 maddesi; “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır.
Diğer bir anlatımla, Yargıtay’ ın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, başka bir deyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin İş Mahkemesi sıfatıyla verdiği karar bozulmuş, bu aşamadan sonra, görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesince esasa ilişkin yargılama yapılıp, karar verilmiştir.
Aleyhine kanun yoluna gidilen karar, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin genel mahkeme sıfatıyla vermiş olduğu karar olup, bu karar ile ilgili olarak Yargıtay’ın bir denetimi söz konusu değildir.
Bu itibarla, 05/07/2018 tarihinde verilen ve daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen kararın kanun yolu denetimi “İstinaf” olup, görevli mercinin Bölge Adliye Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE, 10/06/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.