YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2192
KARAR NO : 2021/1683
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki reçete bedeli kesintisi, cezai şartın tahsili ve uyarı cezası işlemlerinin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; … Eczanesi’nin sahibi olduğunu, Kuruma fatura ettiği 2011 yılına ait 1 adet reçetenin arkasındaki imzanın reçete sahibine veya yakınına ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle hakkında uygulanan 2012 yılı protokolünün 5.3.2/4.3.6 maddeleri gereğince uyarı cezası ve reçete bedeli ile reçete bedelinin 5 katı tutarında olmak üzere toplam 3.283,52 TL para cezası verilmesine yönelik işlemin iptaline, muarazanın giderilerek sözleşmenin aynı koşullarda devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kuruma fatura ettiği bir adet reçete arkasındaki imzanın hastaya ait olup olmadığına ilişkindir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2012 Yılı Protokolü’nün 5.3.2. maddesinde “Eczacının Kuruma fatura ettiği reçetelerde (e-reçete olarak düzenlenenler hariç) bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak hastanın ilacı aldığını beyan etmesi durumunda bu madde hükmü uygulanmaz.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
SGK tarafından yapılan soruşturma sonucunda; birçok eczaneden Kuruma fatura edilen reçetelerin arkasında, ilacı teslim alan kişi olarak … isminin yazılı olduğunun tespit edilmesi üzerine, hastalar ve yakınları dinlenerek ilgili eczanelere cezai işlemler uygulanmıştır. Davacı eczane hakkında da, … isimli kurum mensubu hastanın eşi … dinlenilmiş ve 11.11.2011 tarihli bir adet reçete nedeniyle uyarı cezası verilmesi ile reçete bedeli kesintisi ve cezai şartın tahsili işlemleri uygulanmıştır. … beyanında; kendisinin ve eşinin ilaçlarının, çeşitli eczanelerde kalfa olarak çalışan kardeşi … tarafından yazdırıldığını ve alındığını, ayrıca … isimli ilacı hatırlamadığını söylemiştir. Ancak dava konusu 11.11.2011 tarihli reçetedeki … isimli ilacı alan kişinin eşi olup olmadığına ve arkasındaki imzanın eşine ait olup olmadığına ilişkin beyanı alınmadığı gibi hastanın bizzat kendisi dinlenmeden Kurum tarafından cezai işlem uygulanması yerinde olmamıştır. Her ne kadar yapılan yargılama sırasında reçete sahibi … dinlenilmek istense de, kendisine ulaşılamadığı için beyanı alınamamıştır. Bu durumda davalı SGK tarafından cezai işleme konu eylemin gerçekleştiği ispatlanamamıştır. Zira dava konusu reçete arkasındaki imzanın hastanın kendisine ait olup olmadığı tespit edilememiştir. SGK tarafından, davacının 2012 protokolünün 5.3.2. maddesini ihlal ettiği ispatlanamadığından, davanın kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alının temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.