Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/4075 E. 2021/1787 K. 22.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4075
KARAR NO : 2021/1787
KARAR TARİHİ : 22.02.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki sözleşmeden doğan alacak ve maddi – manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalıya hem ihale sonucunda imzalanan sözleşme ile hem de doğrudan temin usulü ile ilaç verdiğini, davalının sözleşmede öngörülen sürede ödeme yapmadığını, doğrudan temin usulüyle alınan ilaçların sözleşme hükümlerine tabi olmadığını fatura tarihinden itibaren ödenmesi gerektiğini, davalının ödemelerinde gecikmesi sebebiyle münhasır deposu olarak çalıştığı dava dışı … Sanayi A.Ş.’ye olan taahhüdünü yerine getiremediğini ve söz konusu şirketin kendisine ilaç vermeme kararı alıp aralarındaki sözleşmeyi sonlandırdıklarını, kar kaylarının olduğunu, ayrıca bankalara faiz ödemek zorunda kaldığını, ticari itibarıın zedelendiğini, doğrudan temin usulüyle alınan ilaçlar yönünden alacağını almak amacıyla başlattığı icra takibine de davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL ilaç bedeli, 50.000 TL ilaç bedellerine fatura tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen yasal faiz, 50.000 TL kar kaybı ve munzam zarar alacağı, 50.000 TL manevi tazminat, 11.198,85 TL icra masraf ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 211.198,85 TL nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,15/08/2013 tarihli ıslah dilekçesiyle 50.000 TL lik işlemiş faiz talebini 98.016,42 TL ye yükseltmiştir.
Davalı, alacağın tamamının 3. kişilere temlik edilmiş olması nedeniyle davacının talepte bulunamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin bozmaya uyularak davacının munzam zarar, icra giderleri masrafları, manevi tazminat taleplerinin reddine, fatura tarihlerinden ödeme tarihlerine kadar olan işlemiş faiz talebinin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece, davacının fatura tarihinden ödeme tarihine kadar istemiş olduğu faiz taleplerinin kabulü ile 98.016,42 TL’nin 50.000 TL ‘sine dava tarihinden 48.016,42 TL sine ise ıslah tarihi olan 15/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olmakla faize faiz işleyecek şekilde hüküm kurulmuş olup 6098 sayılı Kanunun 121/3.maddesi gereği temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceğinden kararın bozulması gerekir.
3- Davacının manevi tazminat talebi reddedildiğine göre davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan 2017 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereği tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre 1.980 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
4- Yükseköğretim Kanunu m.56/1-b hükmüne göre Üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlanırlar. Harçlar Kanununun 13/j.maddesine göre genel Bütçeye dahil idareler yargı harçlarından muaftır. Buna göre davalı Üniversite harçtan muaf olup, davacının başlangıçta ödediği 3.956,35 TL harcın kendisine iadesi gerekirken kararın 6. maddesinde 3.956,35 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi ve kararın 2.maddesinde bakiye 2.739,15 TL karar ve ilam harcının davalıya yükletilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. 3. ve 4. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.