YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4358
KARAR NO : 2021/1966
KARAR TARİHİ : 25.02.2021
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalıdan 18.10.2006 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile İstanbul Halkalı Toplu Konut Projesi’nde inşa edilen bir bağımsız bölümü satın aldığını, projedeki taşınmazların ağustos-eylül 2008’de teslim edildiğini, teslimden sonra gerek satın aldığı bağımsız bölümde gerek bağımsız bölümün bulunduğu blok ve site ortak alanlarında ayıp ve eksikliklerin ortaya çıktığını, bu ayıp ve eksikliklerin bağımsız bölümün değerini düşürdüğünü ileri sürerek, eksik ve ayıplı işlerden kaynaklı olarak bağımsız bölümde ortaya çıkan bedel farkının sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 22.569 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL’nin 10.01.2013 tarihinden itibaren, 6.250,00 TL’nin ıslah tarihi olan 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, satın aldığı taşınmazdaki eksik ve ayıplı işler nedeniyle konutun değerinde meydana gelen değer kaybının avans faizi ile birlikte tahsilini istemiş; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL’nin 10.01.2013 tarihinden itibaren, 6.250,00 TL’nin ıslah tarihi olan 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 19/2. maddesine göre; taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır. Ancak davalı tacir olmadığından, davacı avans faizi isteyemez. Hal böyle olunca, mahkemece, hükmedilen alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, avans faizi uygulanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle gerekçeli kararın hüküm başlıklı bölümünün ikinci fıkrasında yer alan “avans” kelimesinin hükümden çıkartılarak yerine “yasal” kelimesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.