Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/4394 E. 2021/1536 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4394
KARAR NO : 2021/1536
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ve davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmesi üzerine; miktar itibariyle davacının duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, oğlu olan …’nın, davalı şirkete ait okulda eğitim görmesi hususunda davalı şirket ile eğitim sözleşmesi imzaladığını, sözleşmede kararlaştırılan eğitim ücretini kredi çekmek suretiyle ödediğini, ancak davalı şirketin oğlunun kaydını yapmadığını, eğitim vermediklerini, davalı şirketin eğitim vermeye yetkisinin olmadığını ileri sürerek, 23.000 TL olarak ödemek zorunda kaldığı kredi tutarının faiziyle birlikte tahsilini ile 5,000,00 TL manevi tazminat davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı yanca, verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davanın …K’nun HMK 324.maddesi gereğince reddine dair verilen kararırın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 22.11.2016 günlü 2016/2726 E. ve 2016/12425 K. sayılı ilamı ile,”… bilirkişi ücretinin davalı tarafça da yatırılabileceğinin gözetilmesi, aksi takdirde davacının delil olarak bildirdiği bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılarak yargılamaya devamla tarafların diğer tüm delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile, 5.799,04-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiş hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun verilen kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı tarafın temyizi bakımından; somut olayda uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında imzalanan eğitim sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.Sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının tespiti için sözleşme tarihinde yürürlükte olan Özel Öğretim Kurumlari Öğrenci Ücretleri Tespit ve Tahsil Yönetmeliği’nin Ücretlerin İadesini düzenleyen 10. maddesinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan maddeye göre; Aşağıda belirtilen sebeplerden biri veya birkaçı dolayısıyla kurumdan ayrılan öğrencilerin ayrılış tarihinden sonraki aylara, günlere ve saatlere isabet eden ödenmiş ücretleri iade edilir, a) Öğrencinin il içinde veya il dışında başka bir kuruma naklolması. b) Öğrencinin sağlık sebebiyle kurumdan ayrılması, c) Kanun’un 15. ve 16. maddelerine göre Kurumun kapatılması, d) Kurumların öğretime başlamasından önceki bir tarihte öğrencinin herhangi bir sebeple kurumdan ayrılması ve ayrılmak için müracaat etmesi, e) Öğrenci velisinin öğrenciyi kurumda okutamayacak duruma düştüğünü gösterir resmî makamlardan alacağı belgelerle tevsik etmesi, Gerekir. f) Okulların ilkokul birinci sınıfları ile hazırlık sınıflarına (hazırlık sınıfı bulunmayan okullarda birinci sınıflarına) yeni kaydolan öğrencilerden, öğretim yılı başlamadan ayrılanlara, ödemiş oldukları ilk taksidin % 80’i iade edilir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalı arasında 29.08.2008 tarihli telafi eğitimine ilişkin sözleşme imzalandığı, davacının oğlunun 52 gün eğitim aldığı, 20 Eylül 2008 tarihinde yayınlanan Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 44. maddesinde; “Telafi eğitimi Anadolu türü mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarıyla teknik lise ve sağlık meslek lisesi programlarında uygulanmaz.” hükmünün getirildiği, anılan yönetmelik değişikliğine binaen davalı tarafından 08.10.2008 tarihinde yönetmelik değişikliği nedeniyle eğitime devam edilip edilmeyeceği hususunda Milli Eğitim Bakanlığından görüş sorulduğu ve cevabının beklendiği hususunda bilgilendirme toplantısı yapıldığı, davacının oğlu … ‘ın yönetmelik değişikliği gerekçesiyle okuldan ayrıldığına ilişkin dilekçe verdiği, İstanbul Miili Eğitim Müdürlüğü, 27.11.2008 tarihli yazısı ile, davalı şirketin işlettiği okulun telafi eğitimine, yönetmelik değişikliğinden önce başlaması nedeniyle telafi eğitimine devam edilmesinin uygun görüldüğünün bildirildiği, bu halde okulun telafi eğitimine devam ettiği sabit olup hal böyleyken mahkemece yönetmelik hükümleri uyarınca ücret iadesinin şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, eğitim sözleşmesinin feshinin davacı nezdinde haklı bir nedene dayanmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.