Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/5011 E. 2021/2478 K. 10.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5011
KARAR NO : 2021/2478
KARAR TARİHİ : 10.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde ilgili taraf sıfatıyla dosyada kayıtlı olan Temlik Alan Destek Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, dava dışı şirkete kredi kullandırılmış olduğunu ancak bu kredinin geri ödemesinin yapılmaması üzerine dava dışı şirket ve kefilleri hakkında yasal takip başlatıldığını, dava dışı borçlu şirket tarafından ödendiğinde kredi borçlarına mahsup edilmek üzere bankaya ciro ve tevdii edilmiş olan ve keşidecisi davalı olan çek bedeli de gününde ve taahhüt edilen tarihte ödenmeyince davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunulmuş ancak davalı tarafça haksız yere takibe itiraz edilmiş olunduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, icra takibine konu çek üzerinde tahrifat yapılmış olunduğunu, davacı tarafa ve dava dışı kredi borçlusu şirkete karşı herhangi bir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemce, davacı temlik alacaklısının gider avansını yatırmamış olduğundan davanın HMK ‘nun 115 ve 120 maddeleri gereğince usulden reddine, karar verilmiş, temlik alan Destek Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuş, ilk derece mahkemesince verilen 17.10.2017 tarihli ek karar ile ve “Temlik, davadan sonra gerçekleşmiş ve dava hakkı temlik alınmış ise de, gerek görevsiz mahkemede temlik alacaklısı ile ilgili bir taraf değişikliğine dair karar verilmemiş olması, görevsizlik kararının ING Bank vekiline tebliğ edilerek kesinleştirilmiş olması ve gerekse mahkememizcede yapılan yargılama aşamasında taraf sıfatı alınmamış olmakla, Destek Varlık Yönetim A.Ş vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi mahkememizce uygun görülmüştür.” gerekçesi ile …vekilinin 10.10.2017 tarihli istinaf talebinin reddine karar verilmiş, bu karar temlik alan vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece 17.11.2019 tarihli ek karar ile …vekilinin 10.10.2017 tarihli istinaf talebinin reddine karar verilmiş olup, bu karar süresinde temyiz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 14.05.2014 havale tarihli dilekçe ile davacı … Bank A.Ş. ile temlik alan Destek Varlık Yönetim A.Ş. arasında imza edilen temlik sözleşmesi ile birlikte vekaletnamenin sunulmuş olduğu ve bu dilekçe ile birlikte taraf kaydının yapılmasının talep edilmiş olduğu görülmüştür. O halde, 6100 sayılı HMK’nun 125/2 gereğince Destek Varlık Yönetim A.Ş.’nin bu davada davacı yerine geçmiş olduğu anlaşılmakla ek karar kaldırılarak davacının temyiz itirazları incelenmiştir.
2- Mahkemece 13.12.2016 tarihli celse 2 numaralı ara kararı ile “Davacı vekiline, 300.- TL gider avansını mahkeme veznesine yatırması için 2 hafta kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde gider avansını tamamlamaması durumunda davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, ( ihtarat yapılamadı )” şeklinde kesin süre verilmiş olduğu, ancak buna ilişkin ihtaratın davacı vekili hazır olmadığından yapılamadığı, aynı celse 3 numaralı ara kararı ile duruşma tutanağının davacıya tebliğine karar verilmiş olsa da bu duruşma tutanağını içeren ve ancak gerekli ihtaratı içermeyen tebligatın da gerçekleştirilemediği buna rağmen takip eden karar celsesinde yargılamanın sonlandırılarak; “Davacı temlik alacaklısının gider avansını yatırmamış olduğundan davanın HMK ‘nun 115 ve 120 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,” karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Tarafların bazı usulî işlemleri belli bir süre içinde yapmaları için hakimin bir tarafa kesin mehil verebileceği HMK’nun 94 ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kesin mehil, davanın en az masrafla ve sürüncemede bırakılmadan bir an evvel sonuçlanmasını temin için hakime tanınan yasal takdir yetkisidir. Ancak kesin mehil verilen işlemin yapılmaması, bir hakkın ortadan kalkması sonucunu doğurduğundan bu konudaki kararın yasaya uygun olması zorunludur. Bu nedenle HMK’da taraflara verilecek kesin süreye ilişkin ara kararlarda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun açıklıkla belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması ve ara kararına uyulmamasının sonuçları da duruşma zaptına açıkça yazılmalıdır. (Bkz. HGK 21.9.1983 T. 14/3447-825 sayılı kararı) Aksi takdirde kesin mehle uymama, hukuki sonuç doğurmayacaktır. Somut olayda, temlik sözleşmesini sunmuş olan ve 6100 sayılı HMK’nun 125/2 maddesi gereğince davacı yerine geçmiş olan Destek Varlık Yönetim A.Ş.’ye kesin süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçlar bakımından bir ihtarda bulunulmamış olduğu sabit olmakla birlikte temlik veren önceki davacı İNG Bank A.Ş.’ye dahi 13.12.2016 tarihli celse 2 numaralı ara kararı ile mahkemece verilen kesin süreye ilişkin bir ihtarda bulunulmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece bu yönler gözardı edilerek HMK’nun 94. maddesine uygun şekilde ihtaratta bulunulmadan ve eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin, davacının istinaf talebinin reddine ilişkin 17.11.2019 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.