YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5226
KARAR NO : 2021/5142
KARAR TARİHİ : 20.05.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının doğum için 18/01/2011 tarihinde saat 21:00 sıralarında hastaneye giriş yaptığını ve gece 01:40 ‘da normal doğum yaptığını, ertesi sabah Dr. kontrolünden geçen davacının saat 12:00’da hastane personeli tarafından taburcu edildiğini, taburcu edilmeden önce nelere dikkat edeceği ve tekrar kontrole gelmesi gerektiği şekilde bir ikazda bulunulmadığını, davacının kasık ve doğum bölgesindeki aşırı ağrılarından dolayı yaklaşık 4 hafta hiçbir ihtiyacını gideremediğini, davacının tuvalet ihtiyacını tam oturamadan, her iki eli ve kolu üzerine ağırlığını vererek acılar içinde yapmaya çalıştığını ve her iki el bilek ve parmaklarında ödemler oluştuğunu, davacının el ve bileklerinden kısmi felç geçirme tehlikesi içinde olup bununla ilgili tedavisinin ayrıca sürdüğünü, davacının aşırı ağrılarının geçmemesi ve doğum bölgesinden aşırı ve rahatsız edici miktarda kokuların gelmesi ve idrarda yanma şikayeti üzerine Adana … Tıp Merkezi’ne Dr…..hanıma muayene için gittiğini, yapılan pelvik muayenede vagen içinde beyaz renkli yabancı cisim görüldüğünü, yabancı cisimin forseps ile çıkarıldığını çıkan yabancı cismin spanç olduğunun anlaşıldığını, epizyo hattının normal gözüktüğünün rapor edildiğini, davacının dikişli normal doğum yaptığını yabancı cismin yukarı genital bölgede içinde doğumu yaptıran Dr. … tarafından unutulduğunu, yabancı cisim içinde dikiş altına bırakılarak davacının sağlığının tehlikeye atıldığını, davalı tarafın ağır kusurlu olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile müştereken ve müteselsilen 100.000,00 TL manevi tazminatın doğum tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10/3. maddesinde; “Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda; Mahkemece, davacının manevi tazminat talebinin tümden reddine karar verilmiş olmasına rağmen, davalılar lehine hüküm altına alınacak vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken, nispi olarak hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nin 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın sair temyiz taleplerinin REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temtiz isteminin kabulü ile hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar yönünden nisbi olarak hesap edilen 10.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ” ifadesinin çıkarılmasına, yerine ” Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3. maddesine göre; 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” ifadesinin yazılmasına, kararın davacı yararına düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 20/05/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.