Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/5243 E. 2021/6167 K. 08.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5243
KARAR NO : 2021/6167
KARAR TARİHİ : 08.06.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı ile kardeş olduklarını, 2004-2005 yıllarında Ankarada çalışan davalıya kereste yolladığını, davalının da bu keresteleri satıp paraya çevirdiğini, ancak bu satış bedellerini kendisine ödemediğini bu nedenle 325.600,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya herhangi bir borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 14.9.2015 tarihli ilamı ile davacı tanıkları dinlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kardeşler arası mal teslimi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 14.9.2015 tarihli bozma ilamına uyularak “…Dosyada toplanan ve kanaat oluşumu için itibar edilen bilirkişi raporu, tanık beyanları, dosyaya sunulan belgeler ile tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde, davalının davacıdan mal aldığını duruşmada beyan ettiği, dosyada mevcut olan davacıya ait kerestelerin Ankara’ ya sevk edilmesi için kesilen ve tasdikli nakliye listesinin tetkikinde 54 adet nakliye listesinin mevcut olduğu ve duruşmalarda dinlenen tanıkların davacının davalıya mal verdiklerini beyan etmesi birlikte değerlendirildiğinde davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu anlaşıldığı” gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 145.214,14 Tl nin dava tarihinden itiberen işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı neticesinde dinlenen tanıkların beyanında, her bir tanık için kamyon adedince davalıya teslim edilen ve niteliği ayırt edici olarak belirlenmeyen, genel ifade ile “kereste” olarak adlandırılan mallar söz konusudur. Mahkemece hükme esas alınan 17.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği bedelin bildirilen m³ kereste miktarına göre m³ bedeli belirlenmiş ve Orman İşletme Müdürlüğü deposundan davacı adına 2004-2005 yıllarında Ankara’ya sevk edilmesi için kesilen tasdikli nakliye listesindeki toplam 771 m³ kereste miktarı esas alınarak davacı alacağının hesaplandığı anlaşılmaktadır. Ancak dosyada Ankara’ya sevk edilmesi için kesilen ve tasdikli nakliye listesi olarak anılan 54 adet nakliye listesindeki orman emvalinin ise davalıya teslim edilip edilmediği hususunda ispata yarar herhangi bir delil mevcut değildir. Keza, alınan bilirkişi raporunda, birim fiyat ve toplam miktarın neye göre hesaplandığı, dava konusu alacağa esas malların cinsi dahi belirtilmemiştir. O halde mahkemece, tanık beyanlarına göre davalıya teslim edilen malların miktarı esas alınmak suretiyle, konusunda uzman bilirkişi veya heyetinden, yargı ve taraf denetimine elverişliyeni bir bilirkişi raporu alınarak, davacı tarafından, davalıya teslim edilen malın cinsini ispat edebildiği takdirde o cins ve teslim tarihindeki birim fiyat üzerinden, ispat edilemediği takdirde en düşük fiyatlı cins üzerinden hesaplama yapılarak, var ise davalının ödemeleri de mahsup edilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.