Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/5283 E. 2021/1135 K. 09.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5283
KARAR NO : 2021/1135
KARAR TARİHİ : 09.02.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde tarafların vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı üniversitede doktora programına başvurduğunu, ancak daha sonra davacı kurumun YÖK’den olur almaması neticesinde yapılan kaydının yüksek lisans programı olduğunu öğrendiğini, davalı üniversite tarafından doktora programına geçişinin 8 aylık süre sonrasında yapıldığını, geçen süre içinde maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek 25.000 TL manevi 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, idari yargının görevli olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 10/04/2017 tarih ve 2017/3641 Esas, 2017/4186 Karar sayılı ilamı ile, davanın adli yargı mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın KISMEN KABULÜ ile, maddi tazminata ilişkin olarak, 3.922,81 TL’ nin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminata ilişkin talebin REDDİNE dair verilen hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı üniversitenin hatalı olarak kendisini yüksek lisans programına kayıt yapması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini istemekte olup, kendisinin İran’da öğretmenlik yaptığını ve bu ücretin esas alınması gerektiğini belirterek maddi tazminat talebini, bilirkişi raporunda öğretmen ücretine göre yapılan hesap üzerinden ıslah etmiştir. Mahkemece, o dönemde ülkemizde geçerli olan net asgari ücret üzerinden hesaplanan tazminat üzerinden kısmen kabul kararı verilmiştir. Davacı, her ne kadar öğretmen olduğunu belirtmiş ve bu ücret üzerinden tazminat talebinde bulunmuşsa da buna ilişkin bir delil veya belge sunmamıştır- veya sunmuş olmakla- mahkemece bu belgeler tercüme ettirilmemiştir. Mahkemece, davacının İran’da öğretmenlik yaptığına ilişkin delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre öğretmenlik ücreti üzerinden tazminat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile birlikte asgari ücret üzerinden kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur.
2-Kabule göre de, davalının temyiz itirazlarından vekalet ücretine ilişkin olarak; Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği halde vekalet ücretine hükmedilmemesi bakımından bu aşamada eleştiri yapılması ile yetinilmekle birlikte, manevi tazminat talebi yönünden tümden red kararı verilmesine rağmen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Davacının manevi tazminat talebine ilişkin temyiz itirazları ile davalının yukarıda açıklanan bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) ve (2.) bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.