YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5646
KARAR NO : 2021/6116
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : SAMSUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı Sağlık Araştırma Uygulama Merkezi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından 2009-2010 yılları 450 kişiyle bilgisayar ortamında hasta bilgileri veri girişi arşivleme ve dökümantasyon hizmet alımı, 2009-2010 yılları 12 kişiyle sistem iletişim hizmet alımı, 2009-2010 yılları 560 kişiyle hastane temizlik ve 50 kişiyle teknik bakım onarım hizmetleri ihalelerinin davacı şirkete ihale edilmiş olduğunu, ancak davalı Üniversitenin ihale dönemlerinde eksik işçi çalıştırdığı gerekçesiyle davacı şirkete eksik ödeme yaptığını ileri sürerek mevzuata aykırı olarak yapıldığı iddia edilen eksik ödemelerden şimdilik 1.000,00 TL’nin kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davacıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; davacı şirkete sehven fazla ödeme yapıldığının tespit edilmesi üzerine, aynı yöndeki Sayıştay raporu doğrultusunda hatalı işlem düzeltilerek davacı firmaya Temmuz 2010 hakedişlerinden kesileceğinin bildirildiğini, davacı tarafından daha önce de aynı taleplerle açılan Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/268 esas sayılı davasının reddedilerek kesinleştiğini; ayrıca hakedişler düzenlenirken davacı firmanın düzenlediği faturaların dikkate alındığnı ve ödemelerde eksik bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu hakediş ödemeleri düzenlenirken yapılan uygulama hatasından dönülerek mevzuata uygun hesaplama yöntemi uygulandığı ve dolayısıyla Sayıştay sorgusunda da belirtildiği üzere yersiz ödeme ve kamu zararının ortadan kaldırıldığı anlaşıldığından, davalı idarenin uygulamasının mevzuata uygun olduğu ve davacı firmaya yapılan hakediş ödemelerinde noksan bir ödemenin söz konusu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davalı idare tarafından, davacı ile aralarında temizlik, veri girişi teknik bakım ve onarım hizmet sözleşmesi nedeniyle temmuz 2010 yılı öncesi davacıya hakediş ödemeleri yapılırken fiyat tespit tutanaklarında, sehven yapılan yanlışlıklar sonucu 449.380,11 TL fazla ödemede bulunulduğu ileri sürülerek bu miktarın davacıdan tahsili istemiyle Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2012/200 esas sayılı dosyada dava açıldığı; davacının ise, davalı idare aleyhine Temmuz 2010 öncesi hakediş ödemelerine ilişkin olarak davalı tarafından fazla ödemede bulunduğu iddia edilen 449.380,11 TL’den borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesi talebiyle Ladik Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/156 esas sayılı dosyasında dava açtığı; her iki davada verilen çelişkili kararın, Yargıtay 13. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi üzerine, davaların birleştirilip birleştirilmeyeceği de değerlendirmek suretiyle, çelişkileri giderecek taraf ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınarak, sonuca uygun karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine, dosyaların Ladik Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 esas sayılı dosyası üzerinden birleştirilerek yargılanmasına devam edildiği ve mahkemece 2021/9 karar sayılı kararın verildiği; hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, ayrıca davalının yaptığı hakediş kesintilerinden 2010 yılı Haziran,Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin açılan alacak davasının ise Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/268 esas sayılı dosyası üzerinden yargılamasının yapıldığı ve davanın reddine ilişkin verilen kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 21.10.2013 tarih ve 2013/10751 esas, 2013/25163 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği; davacının iş bu davaya konu ettiği hakediş dönemlerinin ise 2009 yılı ve 2010 yılının tüm aylarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece; taraflar arasında görülen bu davalara ilişkin (Ladik Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 esas, 2021/9 karar sayılı; Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/268 esas, 2013/77 karar sayılı) dosyalar, ihale evrakı ve kesinti belgeleri getirtildikten sonra davalara konu edilen hakediş dönemleri karşılaştırılmak suretiyle, birbiri ile çakışan dönemler belirlenerek, kesinleşen hususlar da dikkate alınacak ve taraf itirazları karşılanacak şekilde uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK’nın 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.