YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7099
KARAR NO : 2021/2160
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen malın ayıplı olmasından kaynaklanan misli ile değişim davasının yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacının ve feri müdahilin ayrı ayrı istinaf talebinin reddine, yönelik verilen kararın davacı ve feri müdahil tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine; bölge adliye mahkemesince kesin nitelikli karara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağından temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı reddine dair verilen ek kararın süresi içinde davacı ve feri müdahil tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 07/03/2005 tarihinde davalı … Motorlu Araçlar Tic. San. AŞ’den dava konusu aracı satın aldığını, dava konusu aracın satış işlemi kendisi adına yapılmasına rağmen dava dışı eniştesi … için aracın alındığını, bu kişi tarafından aracın kullanıldığını, zaman içinde dava konusu aracın alt kısmında, tabanında çürümeler meydana geldiğini, yetkili servise götürdüğünde bu durumun tespit edilerek imalattan kaynaklandığının söylendiğini, onarım yapılmasına rağmen araçtaki sorunun devam ettiğini, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu belirterek aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar; ayrı ayrı davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemecesince, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve feri müdahil tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ve feri müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, karar davacı ve feri müdahil tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ek kararı ile; kararın kesin nitelikli kararına karşı yaptığı gerekçesi ile, davacı ve feri müdahilin temyiz talebinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiş, ek karar davacı ve feri müdahil tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacı ve feri müdahilin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-7035 sayılı Kanunun, 05.08.2017 tarihinde yürürlüğe giren 31. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 361. maddesi hükmüyle, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerince verilen temyizi kabil kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. 7035 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi hükmüyle, 6100 sayılı Kanunun 361. maddesinde temyiz sürelerine ilişkin olarak yapılan değişikliklerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacağı hüküm altına alınmış, anılan Kanunun 34. maddesi hükmünde ise kanun hükümlerinin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenleme altına alınmış ve 05.08.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, temyizen incelenmesi istenilen 04.12.2019 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz kanun yoluna başvurulması gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacıya 20.12.2019 tarihinde ve feri müdahile 24.12.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, adı geçenlerin ise temyiz dilekçesini 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra 06.03.2020 tarihinde sundukları görülmüştür. 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesinin yaptığı yollamayla somut olaya uygulanması gereken aynı kanunun 346/1. maddesi hükmüne göre, süresinde yapılmayan temyiz istemiyle ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı ve feri müdahilin temyiz isteminin, bu gerekçe ile, süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olan redde ilişkin hüküm yönünden yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, gerekçenin düzeltilerek onanması HUMK 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı birleşen davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle Mahkemenin 11.03.2020 tarihli ek kararının gerekçe kısmında yer alan “…05/12/2019 tarih, 2019/151 Esas, 2019/2140 Karar sayılı kesin nitelikli kararına karşı yaptığı… ” ifadesi gerekçe kısmından çıkartılarak yerine ” … kararın davacı ve feri müdahile usulüne uygun olarak davacıya 20.12.2019 tarihinde ve feri müdahile 24.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçenlerin ise temyiz dilekçesini 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra 06.03.2020 tarihinde sunduğu anlaşıldığından…” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün gerekçesinin düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.