Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/7434 E. 2021/1814 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7434
KARAR NO : 2021/1814
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı ile arasında akdedilmiş olan düzenleme şeklindeki Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi’ne istinaden … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 84 Pafta, 38 Ada, 18 Parsel numarasında kayıtlı taşınmaz ile … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 84 Pafta, 38 Ada, 12 Parsel numarasında kayıtlı taşınmazlar üzerine davalının inşa edeceği zemin katta, B girişte 4 numaralı dairenin, arsa payı ile birlikte satışının vaadedildiğini bedelini peşin ödediğini, dairenin teslim edildiğini ancak noter satış vaadi sözleşmesine aykırı olarak kat mülkiyetli bağımsız bölüm ve arsa payı hissesinin tapuda adına tescilinin sağlanmadığını, davalının satmayı vaad ettiği dairenin bulunduğu binayı satış vaadi sözleşmesi müstenidatı kat karşılığı inşaat sözleşmesine yazılı 12 ve 18 parsellerin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi arsası üzerine de inşa etttiğini, inşaat ruhsatını almadığını, inşaat projesinin de olmadığını, edimin ifasının imkansız olduğunun öğrenildiğini, davalı hakkında dolandırıcılık suçu da dahil olmak üzere birçok ceza soruşturmasının yapıldığını, davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle meydana gelen zararı karşılama zorunluluğunun bulunduğunu beyan ederek şimdilik 100.000,00-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; davalı yanca istinaf dilekçesi süresinde verilmediğinden HMK m. 352 ve m. 346 hükümleri uyarınca istinaf dilekçesinin esastan reddine karar verilmiş; karar bu kez davalı yanca istinafın süresinde yapıldığından bahisle temyiz edilmiştir.
İlk derece Mahkemesi tarafından verilen gerekçeli kararın tebligatı, davalı vekili adına çıkartılmasına rağmen, kalemde sehven davacı avukatı Av. … tarafından 05.05.2017 tarihinde tebliğ alındığı görülmüştür. Daha sonradan davacı avukatına posta yoluyla ile tekrar tebligat yapılmış olup, davalı avukatına yapılan herhangi bir tebligat bulunmadığı dosya kapsamından ve Uyap’tan yapılan incelemede anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; davalı vekilinin gerekçeli kararı tebliğ aldığını beyan ettiği 29.05.2017 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilerek, 29.05.2017 tarihinde de istinaf başvurusunda bulunduğundan, istinaf talebi süresinde olup; yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 371 inci maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 23/02/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.