Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/8078 E. 2021/1824 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8078
KARAR NO : 2021/1824
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : KASTAMONU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen asıl ve birleşen menfi tespit-alacak davasının asıl dava yönünden reddine -birleşen dava yönünden kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; tarafların istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen karar, davacı-birleşen davalı vekili tarafından duruşmalı olarak ve davalı-birleşen davacı vekili tarafından da temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek karar temyiz edilmekle, duruşma günü olarak belirlenen 23/02/2021 tarihinde davacı-birleşen davalı vekili Av…. geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı-birleşen dosya davalısı; taraflar arasında 12.11.2015 tarihinde İktisadi Kalkınma (İKAP2) Mali Destek Programı kapsamında destek sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede proje maliyetinin % 50’sinin davalı tarafından hibe edilmesinin kararlaştırıldığını, proje için toplam 979.617,40 TL harcama yaptığını, kendisine 400.000 TL ödeme yapıldığını sözleşmeden doğan tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının 89.808,70 TL eksik ödeme yaptığını, ayrıca sözleşmeyi feshederek tüm hibe ödemelerini geri talep ettiğini, 50.000,00 TL teminat mektubunu haksız olarak nakde çevirdiğini, oysa ki sözleşmeye aykırı davranmadığını, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, davalıya 400.000,00 TL borçlu olmadığını, aksine davalının 89.808,70 TL daha ödeme yapması gerektiği için şirketin alacaklı olduğunu ileri sürerek 400.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, 89.808,70 TL alacağının 4/12/2017 tarihinden itibaren Merkez Bankasının uyguladığı reeskont faizinin üç puan fazlası ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı-birleşen dosya davacısı; davacı şirket yetkilisi olan … hakkında Fetö Terör Örgütü üyeliği nedeni ile soruşturma yürütüldüğünü, sözleşmede yapılan düzenlemeler gereğince terör suçu işlenmesi nedeniyle sözleşmenin 6 ay süre ile durdurulduğunu ve daha sonra haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek asıl davanın reddini, birleşen davaları ile de davalıya proje kapsamında 400.000,00 TL ödeme yapıldığını, sözleşmede 53.000,00 TL cezai şartın ödenmesinin kararlaştırıldığını, 50.000 TL teminat mektubunun mahsubu ile destek kapsamında ödenen bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte toplam 443.969,44 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 404.183,56 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hükme karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince de; tarafların istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş;verilen karar taraflarca temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar ile davalı karşı davacının temyiz dilekçesi miktardan reddedilmiş olup davalı-karşı davacı tarafından bu kez ek karar temyiz edilmiştir.
1-Davacı-birleşen davalının temyizi yönünden; asıl dava, taraflar arasındaki destek sözleşmesinin, davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasıyla açılan ve karşı tarafça iadesi talep edilen 400.000,00 TL için borçlu olmadığının tespiti ile 89.808,70 TL’lik alacağın tahsili istemine, birleşen dava ise, aynı destek sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği iddiasıyla açılan, sözleşme kapsamında davacıya ödenen toplam 400.000,00 TL’nin iadesi ile 53.000,00 TL cezai şartın faizi ile tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince ‘… hakkında FETÖ soruşturması yapılan ve aleyhine ceza davası açılan …’un davacı/ karşı davalı şirketin sigortalı işçisi olduğu, şirketin bir kısım hisselerinin kardeşi …’a ait olduğu, …’un dava konusu destek sözleşmesine ilişkin iş ve işlemlerini iş sahibi olarak yürüttüğü, tüm belgeleri imzaladığı, projenin tüm aşamalarında her türlü işi yaptığı, EK G-2 12.3.D maddesi gereğince, davalı (birleşen davanın davacısı) ajans tarafından sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, davalı (birleşen davanın davacının) davacı (birleşen davanın davalısından) 400.000,00 TL ödeme+1.183,56 TL işlemiş faiz+ 53.000,00 TL cezai şart talep edilebileceği, tahsil edilen 50.000,00 TL teminat mektubu bedeli mahsup edildiğinde, birleşen davanın davalısından (asıl davada davacı) toplam 404.183,56 TL talep edilmesinin haklı olduğu anlaşıldığı’ gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Taraflarca imzalanan destek sözleşmesinin EK G-2 12.3.D maddesinde “terörle ilgili bir suç işlenmiş olması (bu husus destek yararlanıcısının ortakları, taşeronları ve aracıları için de geçerlidir) halinde ajans herhangi bir şekilde tazminat ödemeksizin sözleşmeyi fesheder.” düzenlemesi mevcuttur. Davalı-birleşen dosya davacısı tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih gerekçesi olarak sözleşmeyi imzalayan … hakkında yürütülen Fetö soruşturması gösterilmiş olup dosya incelendiğinde; …’un 2004 yılından itibaren şirkette sigortalı işçi olarak çalıştığı, mali destek sözleşmesini şirketin tek hissedarı olan …’dan aldığı 27/11/2014 tarihli vekaletname ile şirket adına imzaladığı ve projenin tüm aşamalarını vekil olarak takip ettiği, şirket ortağı, taşeronu veya aracısı olmadığı, sözleşmenin feshinden sonra 25/11/2016 tarihli azilname ile azledildiği ve iş sözleşmesinin de aynı tarihte sona erdirildiği, hakkında yürütülen soruşturma dosyasından delil yetersizliği nedeniyle beraat ettiği ve kararın kesinleştiği, destekten yararlanan şirket ve ortakları hakkında terör suçundan açılmış herhangi bir soruşturma olmadığı, sözleşmenin feshinden sonra 17/11/2017 tarihinde şirketin tek hissedarı …’un şirketin ½ hissesini …un kardeşi …’a devrettiği,sözleşme kapsamında destekten yararlanan şirketin tüm yükümlülüğünü yerine getirdiği, işin tamamlandığı ve bu durumun dosyada bulunan 01/11/2018 tarihli bilirkişi heyet raporu ile de tespit edildiği, ayrıca sözleşmenin fesih gerekçesinin de şirket yetkilisi … hakkında terör suçu nedeniyle başlatılan soruşturma olduğu, işin tamamlanmadığına ilişkin fesih gerekçesi bulunmadığı, anayasada düzenlenen ‘Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz’ ve ‘ceza sorumluluğu şahsidir’ ilkeleri dikkate alındığında sözleşmenin haksız fesih edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece sözleşmenin haksız fesih edildiği kabul edilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davalı-birleşen davacının temyizi yönünden; istinaf incelemesi sonucunda verilen karar hakkında, 6100 sayılı HMK’nın 362. maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamayacağı bölge adliye mahkemesince verilen ek karar ile saptandığından davalı -birleşen davacı tarafın ek kararın temyiz isteminin reddi ile yasaya uygun bulunan red kararının 6100 sayılı HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik davacı-birleşen dosya davalısının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/135 Esas, 2019/82 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesinin ek kararın ONANMASINA, 3.050,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı-birleşen davacıdan alınıp davacı-birleşen davalıya verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.