YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8117
KARAR NO : 2021/1526
KARAR TARİHİ : 16.02.2021
MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İZMİR 7. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ayıplı malın iadesi davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 16/02/2021 tarihinde davalı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıdan 13.12.2011 tarihinde sıfır km Audi A4 marka araç aldığını, ilk olarak 1300 km’de sürücü bilgilendirme ekranının tamamen devre dışı kaldığını ve bunu sürekli yaptığını, ikinci önemli arıza olarak aracın aşırı yağ yaktığını ilk defa 3500 km’de fark ettiğini, yağ yakmanın sürekliliğini koruduğunu, bu iki hataya ek olarak far yıkama sistemi arızası olduğunu, davalı firmanın istemi dışında tamir uyguladığını, sağ cam silecek fıskiyesinin sürekli tıkandığını, sürücü emniyet kemeri takılı olduğu halde arada bir kesintisiz alarm verdiğini, hız sabitleme sisteminin bazen devre dışı kaldığını, ön kapılarda izolasyon şeritlerinin sarktığını ve tekrar yapıştırdığını, bagaj kapağı sağ menteşe kılıfının kırık olduğunu ve plastik kelepçe ile tutturduğunu, araçta üretim hatası olduğunu, periyodik bakımlarda servise bildirdiğini ancak “hata bulunamadı” şeklinde yanıt aldığını, ısrarlarına rağmen yazılı bir raporun tarafına iletilmediğini, sürücü ekranı arızasından dolayı kaza yaptığını, aracın ön ızgarasının hala kırık olduğunu, 21.03.2014 tarihinde aracını test için servise bıraktığını, test raporunun tarafına verilmediğini, 21.03.2014 tarihinde serviste yapılan yağ kontrolü neticesinde aracın tolerans dışı yağ tükettiğinin tespit edildiğini, servis müdürünün motorun tamir edilmesi gerektiğini bildirdiğini, test tarihinde kendisine otomobil tahsis edildiğini belirterek, aracın değişimini, mümkün olmaması durumunda fatura bedelinin faiz ve kur farkı ile birlikte ödenmesini istemiştir.
Davalı, aracın 23.12.2011 tarihinde davacıya tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, aracın ayıplı olmadığını, ayıp varsa ayıbın tüketiciden kaynaklandığını, ayıp ihbarının kanuni süresi içerisinde yapılmadığını, misli ile değişim şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulü ile öncelikle misli ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı takdirde 91.279,81-TL’nin ödeme tarihi olan 23.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile birlikte davalı … Elektromekanik Yed. Par. Otom. İnş. San. Tur. Tic. Ltd. Şti.’den alınıp davacıya verilmesine karar vermiş, davalının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf talebinin kabulüne, İzmir 7. Tüketici Mahkemesinin 24.11.2016 gün, 2015/131 esas 2016/863 karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulü ile davaya konu 2012 model Audi A-4 1.8.Turbo FSİ 160, … motor, … şase numaralı aracın aynı özelliklere sahip misli ile değiştirilmesine, İİK’nun 24.maddesinin kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce resen gözetilmesine, icra müdürlüğünce İİK’nun 24. maddesi uygulanırken ilk derece mahkemesince hüküm kısmında belirtilen 91.279,81-TL’yi geçmemek üzere uygulama yapılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ayıp nedeni ile aracın değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, Bölge Adliye Mahkemesince, aracın misli ile değiştirilmesine, İİK’nun 24. maddesinin kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce resen gözetilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, İİK’nun 24. maddesi uygulanırken ilk derece mahkemesince hüküm kısmında belirtilen 91.279,81-TL’yi geçmemek üzere uygulama yapılmasına da karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 22.10.2019 tarih ve 2019/2482 Esas, 2019/2020 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün 2. fıkrasındaki “icra müdürlüğünce İİK’nun 24. maddesi uygulanırken ilk derece mahkemesince hüküm kısmında belirtilen 91.279,81-TL’yi geçmemek üzere uygulama yapılmasına” ifadelerinin hükümden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3.050 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.