YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8724
KARAR NO : 2021/2174
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
Davacı … ile davalılar 1-… 2-… 3-… 4- … arasındaki tapu iptal tescil davasına dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 12.11.2015 günlü ve 2006/594 Esas – 2015/680 Karar sayılı hükmün bozulması hakkında 13. Hukuk Dairesince verilen 01/04/2019 günlü ve 2019/1687 Esas–2019/4352 Karar sayılı ilama karşı davacı birleşen davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı birleşen dava davalısı, davalı … ile 14.03.2005 tarihinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalının 144 parselde kayıtlı 9 Ha. 99.375 m² gayrimenkulü 75.000,00-TL bedelle satmayı taahhüt ettiğini, mezkur sözleşmeye göre bedelin 20.000,00-TL kısmının peşin ödendiğini, bakiye 55.000,00-TL kısmının ise 15.04.2005- 15.11.2005 -15.04.2006- 15.11.2006 tarihlerinde dört eşit taksit halinde ödeneceğini, neticede ödenecek toplam bedelin 75.000,00-TL olduğunu, davalının borç bitiminde kat’i ferağ takririni vereceğini kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme kapsamındaki taksitlerin bir kısımın davalıya elden ödendiğini, bir kısmının ise Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü hesabına yatırdığını, davalıya toplam 107.418,00-TL ödeme yapıldığını, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmeyi aşan ödemeler yaptığını, ancak davalı …’ın davaya konu gayrimenkulü davalı …’a 29.05.2006 tarihinde muvazaalı ve kötü niyetli olarak sattığını, davalı …’ın da taşınmazı 27.09.2006 tarihinde diğer davalı …’e sattığını ileri sürerek gayrimenkulün adına tesciline karar verilmesini, lehine 75.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesini, davalı …’a sözleşme çerçevesinde fazla ödenen 32.418,00-TL’nin son ödeme tarihi olan 14.11.2005 tarihinden itibaren hesaplanacak olan ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini dilemiştir.
Davalı-birleşen dava davacısı … birleşen davada; davalının satış vaadinden doğan edimlerini yerine getirmediğini, taksitleri ödemediğini, davalı-ana dava davacısı tarafından Arsa Ofisine yapıldığı iddia edilen 17.718,00-TL ve 44.100,00-TL’lik ödemenin kendisi tarafından yapıldığını, davalı-ana dava davacısının edimlerini yerine getirmediği, bu nedenle zararının olduğunu ileri sürerek şimdilik 25.000,00-TL nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, asıl davada davalılar … ve … ile birleşen davada davacı … tarafından temyiz edilmiş; Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 01.04.2019 günlü 2019/1687 Esas ve 2019/4352 Karar sayılı ilamıyla “…Mahkemece, Arsa Ofisine yapılan 12.04.2005 tarihli 17.718,00 TL ve 14.11.2005 tarihli 44.100,00 TL’lik ödemelerin, davacı, birleşen dosya davalısı … tarafından yapıldığı bu suretle anılan tarafın sözleşmeden doğan edimini yerine getirdiği gerekçesiyle tescil talebinin kabulüne tazminat ve alacak isteminin reddine, … tarafından açılan birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de Toplu Konut İdaresi Başkanlığına yazılan müzekkere cevabında Arsa Ofisine yapılan 17.718,00 TL ve 44.100,00 TL’lik ödemelerin … tarafından yapıldığı bildirilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece Arsa Ofisine Yapılan ödemelerin … tarafından yapıldığı dikkate alınmak suretiyle tarafların sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirip getirmediği değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre temyiz talebinde bulunan tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuş; bu kez davacı-birleşen dava davalısı tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 27.03.2019 tarihinde ödeme makbuzlarının asıllarını sunduğuna ilişkin dilekçesini verdiği ve bu dilekçenin 04.04.2019 tarihli üst yazı ile Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’ne gönderiği, ancak Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nce 01.04.2019 tarihinde kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla davacı birleşen davalının Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 01.04.2019 tarihli kararından önce ödeme makbuzlarının asıllarını ibraz ettiği, fakat mahkeme yazışmasında gecikme yaşandığı dikkate alınarak bozmaya uyularak asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair ilk derece mahkemesince karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından; kararın onanması gerekirken zuhulen yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulduğu anlaşıldığından; davacının bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, HUMK’nun 440. maddesi gereğince davacı birleşen davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 13. Hukuk Dairesince verilen 01.04.2019 günlü 2019/1687 Esas ve 2019/4352 Karar sayılı ilamı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının ONANMASINA, 33,20 Tl. harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan