Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/9051 E. 2021/2381 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9051
KARAR NO : 2021/2381
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

Davacı … ile davalılar 1-… 2-… 3-… 4-… aralarındaki alacak davasına dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16/01/2018 tarihli ve 2017/358 E.-2018/9 K. sayılı hükmün onanması hakkında (kapatılan) 13.Hukuk Dairesince verilen 17/10/2019 tarihli ve 2018/2301 E. 2019/10166 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı,…. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/878 Esas ve 2012/874 Karar sayılı davasında, davalıların vekili olarak takip edip sonuçlandırdığını ve tahsili için icra takibi yaptığını, davalılarla yaptıkları sözlü anlaşma gereği tahsil edilecek bedelin %12+KDV olarak vekalet ücreti verileceği hususunda anlaştıklarını ileri sürerek; davalı …’dan 290.000,00 TL, …, …, …’tan 48.000,00’er TL olmak üzere toplam 434.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, gerekçe – hüküm çelişkisinden sözedilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile davalı …’dan 154.982,98.TL’nin, diğer davalılardan ayrı ayrı 25.830,50’şer TL olmak üzere toplam 232.474,48 TL vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiş; hükmün davalı … ve davacı … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesince ( kapatılan ) verilen 17/10/2019 tarih, 2018/2301 E. ve 2019/10166 K. sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş olmakla; davacı son olarak karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, vekil-müvekkil ilişkisinden kaynaklı hak kazanılan avukatlık ücretinin tahsili isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Belirtmek gerekir ki, davacı avukat tarafından davalılara vekaleten Tuzla 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/878 E. sayılı dava dosyasına açılan davanın davalılar lehine sonuçlandırılıp, ilamın İstanbul/Anadolu 24.İcra Müdürlüğü’nün 2013/1433 sayılı dosyasında takibe konularak, alacak miktarının icra dosyasına yatırıldığı, ayrıca davalılardan sadır bir azil olgusu da bulunmadığı gözetildiğinde, davacı avukatın davasının hangi dosyaya yönelik olduğunun açıklığa kavuşturulması önem kazanmaktadır. Davacı dava dilekçesinde, davanın ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili isteğine ilişkin olduğunu belirtip ” 1- … vekil olarak davalılar ve diğer hissedarların taraf olduğu ….Adliyesi …. Asliye

Hukuk Mahkemesi 2012/878 E. ve 2012/874 K. sayılı dosyasıyla … aleyhine 11.021.301,19 TL bedel tutarındaki kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davası kesinleşmiştir. 2- Kesinleşmiş mahkeme kararı …İcra Müdürlüğü’nün 2013/1433 E. sayılı dosyasıyla icra takibine koyulmuş ve davalı kurum tarafından dosyaya ödeme yapılmıştır. 3- … Müvekkilimle davalılar ve diğer hissedarlar arasında yapılan anlaşma gereği dava tahsil bedelin üzerinden %12,5 artı KDV şeklinde sözlü olarak anlaşmaya varılmıştır. … 5- Davalıların icra dosyasındaki hisseleri oranındaki ana para ve faiz toplamına göre alacak miktarı ve buna tekabül eden vekalet ücretinin dökümü aşağıdadır. … 6- …. İcra Müdürlüğü’nün 2013/1433 E. sayılı dosyasındaki paranın davalılara ödenmemesi için teminatsız olarak ihtiyari tedbir kararı talebimiz ve dava tahsil bedeli üzerinden %12,5 artı KDV nin tarafımıza ödenmesi için işbu davanın açılması zorunlu hale gelmiştir. ” denilerek, icra dosyasındaki payları oranına göre 434.000,00 TL’nin tahsili talebinde bulunmuştur. Ayrıca davacı, bilirkişi raporuna ” … dava dilekçesinde dava tahsil bedeli üzerinden talepte bulunmamıza rağmen ( dava vekalet ücreti ve icra vekalet ücreti bunun içine dahildir. ) bilirkişi tarafından sadece asıl alacak üzerinden hesaplama yapılmıştır. ” şeklinde itirazda bulunmuştur. Bilindiği üzere, HMK 31. maddesi uyarınca “Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir” hükmü uyarınca, hakimin, davayı aydınlatma görevi bulunmaktadır. Bu kapsamda, gerekçeli karar incelendiğinde, avukatlık vekalet ücretinin dava dosyası mı, icra takip dosyası mı esas alınarak takdir edildiği anlaşılamamaktadır. Mahkemece yapılacak iş, özellikle dava dilekçesindeki hususlar gözetilerek, davacının talebi açıklığa kavuşturulup, talep doğrultusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu defa yapılan incelemeyle belirlendiğinden, davacının buna ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ( kapatılan ) 17/10/2019 tarih 2018/2301 E. ve 2019/10166 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16/01/2018 tarih 2017/358 E., 2018/9 K. sayılı hükmünün BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 08/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.