YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9749
KARAR NO : 2021/1601
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ile davalılardan … San.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; 01/10/2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kendisine ait taşınmazı davalı … Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye kiraladığını, sözleşmede kiracının taşınmazı kısmen veya tamamen devir ve ciro edemeyeceği şartı bulunmasına rağmen, kiracı tarafından taşınmazın diğer davalı … San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye kiralandığını, 2013 yılı Nisan ayında taşınmazın boşaltılmasına rağmen, anahtarın kendisine 2013 yılı Ağustos ayında teslim edildiğini, davalının kasten taşınmazın duvarlarına, yerlere ve taşınmazın camlarına zarar verdiğini belirterek, taşınmazda meydana gelen zarar ve hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … San. ve Tic. Ltd. Şti.; yaklaşık beş yıl boyunca mecurda sözlü kira sözleşmesiyle oturduğunu, aylık kiraların tamamını banka hesap numarasına yatırdıklarını, fiilen hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden iddia edilen kiranın yarısına razı olunmasının kira bedeli konusunda zımni bir anlaşma olduğunu gösterdiğini, mecuru teslim ederken davacı kiraya verenden hiçbir hak ve alacağı olmadığına dair yazılı ibraname aldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Davalı … Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti; alt kiraya ilişkin bir delil sunulmadığını, alt kira ilişkisinin ispat edilemediğini, vergi yoklamasında ve ticari sicil kayıtlarında kendilerinin mecurdan ayrıldıklarının sabit olduğunu beyan ederek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalı … San. Tic. Ltd. Şti yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı … Mak. San. Tic. Ltd. Şti yönünden davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı ve davalılardan … San. Tic. Ltd. Şti tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 16.01.2019 tarihli ve 2017/12318 E., 2019/150 K. sayılı ilamı ile tarafların diğer temyiz itirazları incelenmeksizin yasanın aradığı anlamda gerekçeli bir hükmün mevcut olmaması ve ortada denetlenebilecek gerekçeli bir kararın bulunmaması gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, davalı … San. Tic. Ltd. Şti yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı … Mak. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan … San. Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı kiraya veren ile davalı kiracı … Mak. San. Tic. Ltd. Şti. arasında 01/10/2004 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin “özel şartlar” başlığı altında düzenlenen 1. maddesinde; “Kiracı taşınmazı amacı dışında kullanamaz, kısmen veya tamamen devir veya ciro edemez, bir başkasının istifadesine sunamaz” şeklinde düzenleme yapılmış olup, sözleşme hükümleri tarafları bağlar. Geçerli olan bir kira sözleşmesi ya tarafların birbirine uygun fesih bildirimi ile ya mahkeme kararı ile ya da kiralananın yok olması ile sona erer. Bununla birlikte taşınmazın tahliye edildiğini ispat yükü kiracıya aittir. Her ne kadar, davalı kiracı … Mak. San. Tic. Ltd. Şti. kira ilişkisinin son bulduğunu, bu nedenle kendisinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunmuş ise de, kira ilişkisinin sona erdiği ve kiralananın daha önce teslim edildiği hususu ispat edilememiştir. Kira ödemelerinin davalı … San. Tic. Ltd. Şti tarafından yapılmış olması da davacının sözleşmenin devrine onay verdiğini göstermez.
Hal böyle olunca, mahkemece, kira ilişkisinin sona erdiğinden veya devredildiğinden bahsedilemeyeceğinden davacı kiraya verenin kira sözleşmesinin tarafı olan kendi kiracısı … Mak. San. Tic. Ltd. Şti. den talepte bulunabileceği dikkate alınarak, davalı … Mak. San. Tic. Ltd. Şti. ne karşı dava açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığından, işin esasına girilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir.
3-) 6098 sayılı T.B.K.nun 49. (B.K.nun 41.) ve devamı maddelerinde haksız fiilden kaynaklı sorumluluk hali düzenlenmiştir. Davalı … San. ve Tic. Ltd. Şti., hor kullanımdan kaynaklı zarardan kiralanan taşınmazı kullanıyor olması nedeniyle kiracı ile birlikte sorumludur.
Buna göre, 6098 sayılı T.B.K.nun 316. (B.K.nun 256) maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. (B.K.nun 266) maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun olağan kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Davalı kiracının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur. O halde mahkemece alınacak bilirkişi raporu ile hor kullanım ve olağan kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasar ayrımı yapıldıktan sonra kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payının hesap edilip alacaktan düşülmesi gerekir. Mahkemece gerçek zararın belirtilen şekilde tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.