YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9790
KARAR NO : 2021/2380
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
Davacı … ile davalı … aralarındaki araç mülkiyetinin tesbiti ve tescili davasına dair …. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13/04/2018 tarihli ve 2016/329 E.-2018/212 K. sayılı hükmün Bozulması hakkında (kapatılan) 13.Hukuk Dairesince verilen 20/01/2020 tarihli ve 2018/5957 E. 2020/303 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, … sayılı ticari taksi plakasının alındığı tarihte yaşı tutmadığından abisi olan davalı adına tescil edildiğini, davalı ile aralarındaki 18.01.1996 tarihli sözleşme ile davalının sözkonusu ticari taksi plakası üzerinde herhangi bir hakkı olmadığını belirterek istendiği zaman devretmeyi taahhüt ettiğini, ancak istediğinde plakayı devretmediğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan ticari taksi plakasının iptaline ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının dayandığı belgenin 1996 yılında imzalandığını, borcun vadesinin davacının medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olduğu zaman birimi olduğunu, 1979 doğumlu olan davacının da 1997 yılında bu ehliyete kavuştuğunu ve aradan 10 yıldan fazla zaman geçtiğinden talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesince ( kapatılan ) asli müdahale talebinde bulunanların müdahale talepleri kabul edilip, delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekliliğine ve tescil kararı ile idareyi zorlayıcı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı hususuna değinilerek bozulmuş; davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Düzeltilmesi istenilen Yargıtay ilamında benimsenen mahkeme kararındaki gerekçelere göre, HUMK’nın 440 ıncı maddesindeki yazılı hallerden hiç birisine uymayan davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
2- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Tarafta iradî değişiklik başlıklı 124. maddesi; ”(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama
giderlerine hükmeder.” şeklindedir. Somut olayda, 30.10.2017 havale tarihli dilekçeleri ile asli müdahale talebinde bulunan … ve …’un istemlerinin, mahkemece, aynı tarihli ara karar ile kabulüne karar verilip, bu sıfatla da anılan kişilerin duruşmalara katılmış oldukları görülmektedir. Her ne kadar müdahale talebinde bulunanların müdalahe dilekçelerinde 6100 sayılı HMK’nın 65. maddesinde belirtilen düzenlemeye aykırı olacak şekilde davanın her iki tarafına değil de, sadece davacı …’a husumet yöneltildiği anlaşılmaktaysa da, bu eksikliğin kabul edilebilir maddi bir hatadan kaynaklandığı, HMK’nın 124/3. ve 4. maddelerinin bahsedilen düzenlemeleri kapsamında eksikliğin giderilebilmesinin mümkün olduğu, keza başvuru harcı yatırıldığı halde, peşin harcın yatırılmamış olmasının da süre verilmek suretiyle gideribilecek eksiklikler olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu haliyle mahkemece, müdahale talebinde bulunanlara eksikliklerin giderilmesi için süre verilmesi, belirtilen eksikliklerin tamamlanması halinde bu kişilerin delilleri toplanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, yerel mahkeme kararının bu kapsam ve içerikte ele alınarak bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen bozma ilamının birinci ( 1 ) bendinde belirtildiği şekilde bozulduğu bu defa yapılan incelemeyle belirlendiğinden, davacının buna ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın sair karar düzeltme isteminin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ( kapatılan ) 20/01/2020 tarihli ve 2018/5957 Esas, 2020/303 Karar sayılı bozma ilamının birinci ( 1 ) bendinin yukarıda belirtilen kapsam ve içerikte değiştirilip, karara eklenmek ve bozma ilamının diğer kısımları aynen korunmak suretiyle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 08/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.