Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2021/4380 E. 2021/12751 K. 09.12.2021 T.
Yayınlanma Tarihi: 30.01.2024 04:24
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4380
KARAR NO : 2021/12751
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı kardeşine ait ... ... şubesine ait 3525-29281 nolu hesaba ait kredi borcuna karşılık,... ... şubesi 3525-786077 nolu hesabından havale yolu ile davalının bankaya olan borcunu ödediğini, davalının bu borcu son taksidini ödediği 13.09.2005 tarihinden sonra altı ay içinde ödeyeceğini beyan ettiğini, borcu ödemesini talep etmesine rağmen ödemediğini, davalının babası ile birlikte yaşadığı için babasına bakmasından dolayı, defalarca şifaen borcu ödemesini istemesine rağmen herhangi bir ödeme emri ve ihtarname göndermediğini, belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 19.154,18 TL’nin 13.03.2006 tarihinden (kendisi 6 ay sonra ödeyeceğini belirttiğinden) işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını,davacı ile kardeş olduğunu,2005 yıllarında ortak iş yaptıklarını, ... Orman işletmesinde çalıştığı için resmi kayıtların davacı üzerinden yürütüldüğünü, bu ödemelerin ortak iş yapılan dönemde bankadan kullanılan kredi ödemesi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine dair kararın davacı tarafından temyizi ile hükmün Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 28/05/2020 tarih ve 2017/5027 Esas, 2020/3981 Karar sayılı ilamı ile davanın ödünç verme sözleşmesi kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın Borçlar Kanununun 125. (TBK 146.) maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gözönüne alınarak işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece dosya içerisinde bulunan banka dekontlarının incelenmesinde, davacı
tarafça, davalının kredi taksitlerine dair yapılan ödemelere ilişkin dekontlarda herhangi bir açıklama bulunmadığını, havalenin ödeme vasıtası olduğunu,bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerektiğini, davalının, davacıyla yaptıkları ortak iş nedeniyle kullanılan kredilere karşılık bu paranın gönderildiğine dair savunması da gerekçeli inkar (vasıflı ikrar) niteliğinde olduğunu ispat yükünün davacı üzerinde olduğu miktar itibariyle davacının iddiasını yazılı belgeler ile kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafça delil olarak iki adet dekont ve bankanın 16/07/2014 tarihli yazısının gösterildiğini, başkaca bir delile dayanmadığını dinlenen davalı tanıklarının tarafların ortak iş yaptıklarının beyan ettiğini, borç verildiği iddia edilen miktarın kanunda belirlenen sınırın üzerinde olması nedeniyle davacının iddiasını yazılı belgeler ile kanıtlaması gerektiğini davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, 19.09.2004 tarihinde davalıya kullandırılan 3525-29281 numaralı kredinin asıl borçlusunun davalı,müşterek ve müteselsilen kefilinin davacı olduğu anlaşılmış,kredinin 1. taksidinin 13.02.2005 tarihinde 9.560,47 TL olarak 2. taksidinin 13.09.2005 tarihinde 9.593,71 TL davacının hesabından ödendiği dosya kapsamında mübrez belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı,davalının kredi taksitlerini ödediği sabit olmasına ve tarafların ortak iş yapmadığının anlaşılmasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tanık beyanlarına itibarla davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nin 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.