Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2021/4392 E. 2021/12780 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4392
KARAR NO : 2021/12780
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi üzerine, ilk derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalılardan Sebahat vekili olarak diğer davalı aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açtığını ancak davalıların kendi aralarında haricen anlaşmaları üzerine davalı … tarafından 03/07/2014 tarihinde vekillikten azledilip aynı tarihte davadan feragat edildiğini, davalı … ile aralarında yazılı ücret sözleşmesi bulunduğunu, her iki davalının Avukatlık Kanunu’nun 165. maddesi uyarınca akdi ve kanuni vekalet ücretinden sorumlu olduklarını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmazların 03/07/2014 tarihi itibariyle belirlenecek değerinin veraset ilamına göre yarısı üzerinden sözleşmeye göre belirlenen %15 akdi vekalet ücret ile Avukatlık Ücret Tarifesine göre ortaklığın giderilmesi davasında hükmedilmesi gereken 1.100 TL yasal vekalet ücretinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 12/05/2016 tarihli dilekçesi ile dava değerini 98.245,99 TL ‘ye yükseltmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, 97.145,99 TL akdi vekalet ücretinin ve 1.100 TL yasal vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı … tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davalının istinaf başvurusunun reddine dair verilen karar, davalı …’ın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 19/12/2019 tarihli ve 2018/6234 Esas 2019/12870 Karar sayılı kararıyla; Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 05/10/2018 tarihli ve 2017/6 Esas 2018/9 Karar sayılı ilamına göre, davacı ile
aralarında akdi ilişki bulunmayan davalı …’ın akdi vekalet ücretinden sorumlu olmayacağının kabulü ile anılan İçtihatı Birleştirme Kararına göre değerlendirme yapılması gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyan ilk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 97.145,99 TL akdi vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, davacının akdi vekalet ücreti talebinin davalı … yönünden reddine, 1.100 TL yasal vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı …’ın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Eldeki davada; davacı, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre davalı … yönünden akdi vekalet ücreti talep etmekte haklıdır. Ancak yargılama sırasında Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 05/10/2018 tarihli ve 2017/6 Esas 2018/9 Karar sayılı kararıyla, sözleşmenin tarafı olmayan kişinin akdi vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığı yönünde verilen karar uyarınca davalı …’ın akdi vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı gerekçesiyle bu davalı yönünden akdi vekalet ücretinin reddine karar verilmesi doğru olmakla birlikte, reddedilen tutar üzerinden davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK’nın 370/2 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasından “10-Red olunan kısımla ilgili davalı … kendini vekille temsil ettirdiğinden, vekili yararına takdir olunan 2.040,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,” bendinin çıkartılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 5.033,40 bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı …’a yükletilmesine, 09/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi