Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2021/551 E. 2021/2787 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/551
KARAR NO : 2021/2787
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı ile 23/08/2012 tarihli sözleşme imzaladığını, bu sözleşmeye dayalı olarak davalının 33.900 kg üzümü kilosu 0,75-TL’den satın aldığını, 25.425,00-TL satış bedelinden ve 5.000,00-TL’sini peşin ödediğini, bakiye 20.425,00 TL’nin ödenmediğini, üzüm satış bedelinden doğan alacağın tahsili amacıyla Buldan İcra Müdürlüğü’nün 2012/741 esas sayılı dosyasında davalı aleyhine ilamsız takip yaptığını, davalı borçlunun süresinde borca itiraz edip takibi durduğunu, itirazın haksız olduğunu, belirterek itirazın iptaline, takibin devamına alacağın %20’sine az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı ile arasında sözleşme olmadığını, herhangi bir mal alım satımının olmadığını, davacının dayandığı sözleşmeyi kabul etmediğini, davalı şirketin böyle bir sözleşme akdetmediğini, sözleşme imzalamak üzere herhangi bir kişiye vekalet vermediğini, sözleşmenin içeriğini ve üzerindeki imzayı kabul etmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine, şartlar oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sözleşmeden doğan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirket yetkilisi (Gürsel Yolcu) ve komisyoncu olan kişi (….) tarafından hileli hareketlerle şirket adına işlem yapıldığı intiba uyandırıldığını ve sözleşme imzalandığını, sözleşmeden doğan alacağın ödenmediğini ileri sürerek yaptığı takibe itirazın iptali isteminde bulunmuş; davalı şirket ise, sözleşme akdedilmediğini, imzanın kendilerine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı tarafça ibraz edilen 23/08/2012 tarihli “mal satış sözleşmesi” başlıklı taraflarının davacı ile davalı şirket olduğu, üzüm satımına ilişkin sözleşme bulunduğu davacının 10.10.2013 tarihli dilekçesiyle şikayeti üzerine olayla ilgili soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucu …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/375 Esas sayılı dosya ile ceza davası açılıp sanıklar… ve …hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, ancak henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Ceza Mahkemesi kararlarının, Hukuk Mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen TBK’nın 74.maddesinde; hakimin, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı bulunmadığı, aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da, hukuk hakimini bağlamadığı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK’nun 74. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararı ve ceza mahkemesinde kabul edilen maddi vakıalar hukuk mahkemesini bağlar. O halde mahkemece, açılmış bir ceza davasının, bu dava dosyasına etkisi olup olmadığı değerlendirilip, davalı şirket yetkilisi Gürsel Yolcu hakkında açılan ceza davası ve/veya soruşturması sonucunun beklenilmesi ve davalı tarafın imza inkarı gözetilerek ve gerektiğinde sözleşmedeki imzanın da davalı tarafa ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılması hususu da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.