YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/66
KARAR NO : 2021/2695
KARAR TARİHİ : 15.03.2021
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; Orhaniye Mahallesi … Yeri 10 numaralı taşınmazın 03.01.2012 tarihinde yılık 3.750 TL muhammen bedelle ihaleye çıktığını, davalının 24.100 TL teklif ile ihaleyi kazandığını ancak süresi içinde kira sözleşmesinin imzalanmadığını, bu kez taşınmazın 27.04.2012 tarihinde yeniden ihaleye çıkarıldığını ve yıllık 12.500 TL bedelle dava dışı Sibel Akpınar’a ihale edildiğini, bu istekli ile 14.05.2012 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığını, davacının ihaleden önce hükümlerini kabul ettiği ihale şartnamesinin 11. maddesinin d bendi gereğince iki ihale bedeli arasındaki 11.600 TL bedel farkını ödemesi gerektiğini, …İcra Müdürlüğünün 2013/3673 Esas sayılı dosyası ile iki ihale bedeli arasında oluşan farkın tahsili için yapılan icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptaline, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı; imzalanmış bir sözleşme olmadığını, süresi içinde sözleşmenin imzalamaması nedeni ile ihalenin feshedildiğini ve geçici teminatının zaten gelir kaydedildiğini, idarenin 2886 sayılı kanun gereğince başkaca bir zarar tazmini talep edemeyeceğini, şartname ve eki sözleşme tasarısına konulan bu tür ek zarar tazmini hükümlerinin ancak sözleşme imzalandıktan sonra yüklenicinin edimini yerine getirmemesi ve ihalenin feshi sonrasında çıkılan ikinci ihalede oluşacak fiyat farkının talebi hakkını doğurabileceğini, sözleşme imzalamadığından başkaca bir zarar tazmini talep hakkı bulunmadığını belirterek, davanın reddini ve lehine dava değerinin % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme olmadığı, isteklinin imzasını taşısa da ihale şartnamesinin sözleşme kabul edilemeyeceği ve özel kanun olan 2886 sayılı Kanunda hüküm varken genel kanun olan Türk Borçlar Kanunun uygulanamayacağı, idarenin geçici teminatın gelir kaydedilmesi dışında davalıdan talep edebileceği başka bir tazminat bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz 03/01/2012 tarihinde kiraya verilmek üzere ihaleye çıkarılmış, 24.100 TL kira bedeli teklifi ile ihaleyi davalı kazanmıştır. İhale sonrası davalıya tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde idareye başvurarak ihaleye konu kira sözleşmesini imzalaması hususunda bildirim yapılmış ancak davalı tarafça sözleşme yapmak üzere idareye başvurulmamış ve sözleşme imzalanmamıştır. Daha sonra ikinci bir ihale yapılarak ikinci ihale sonucunda taşınmaz dava dışı Sibel Akpınar’a 12.500 TL bedelle kiraya verilmiştir.
Davacı tarafça imzalanan ihale şartnamesinin “şartnamenin sözleşmeye bağlanması” başlıklı 11. maddesinin d bendinde “İhaleyi kazanan isteklinin sözleşme imzalamayıp geçici teminatının gelir kaydedilmesinden dolayı idarece ikinci defa çıkılan ihalede, ilk ihaledeki kira miktarına ulaşılmaz ve idarece maddi zarara uğrarsa; birinci ihalede oluşan 1 yıllık kira bedeli ile ikinci ihalede oluşan 1 yıllık kira bedeli arasındaki fark, teminatını yakan ve sözleşmeyi imzalamayan istekliden tahsil edilir” hükmü düzenlenmiştir. Davacı, ihale şartnamesini imzalamakla şartnamede yer alan hükümleri kabul etmiş olup bu doğrultuda yukarıda bahsi geçen şartname hükmü ile de bağlıdır. Bu durumda mahkemece; davacının şartname hükmü ile bağlı olduğu ve iki ihale arasındaki fark bedelin idarece talep edilebileceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.