YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2017
KARAR NO : 2022/7099
KARAR TARİHİ : 27.09.2022
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm; davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 27/09/2022 tarihinde gelen davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile 30/12/2008 tarihli ve bir yıl süreli Akıllı Durak-Cihaz Kiralama sözleşmesini imzaladığını, işbu sözleşmeye konu hizmetlerin sağlanması için davalıya ait araçlara 439 adet mobil araç takip modülü adı verilen cihazları taktığını, davalının 05/12/2012 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi bitim tarihinden itibaren feshedeceğini, sözleşmenin uzatılmasını istemediğini bildirdiğini, sözleşmenin 5. maddesi ile sona erme halinde cihazların iade edileceğinin kararlaştırıldığını ancak cihazları iade etmeyen davalının aynı maddede kararlaştırılan cezai şart bedelini ödemesi gerektiğini, ayrıca davalının cihazları iade etmemesi nedeniyle başka şirketlerle sözleşme imzalayamadığını ve kazanç kaybına uğradığını, diğer taraftan sözleşmenin feshedildiği 30/12/2012 tarihi ile cihazların iadesi için ihtarname gönderdiği 25/01/2013 tarihi arasında sözleşmeye konu hizmeti vermesine rağmen davalının kullanım bedelini de ödemediğini ileri sürerek; cezai şart bedeli olarak 366.758,16 TL, cihazların iade edilmemesi sebebi ile uğradığı kazanç kaybından dolayı şimdilik 1.000 TL, cihazların kullanım bedeli olarak 19.311,79 TL’nin 04/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, halen davalının elinde bulunan cihazların iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; 05/12/2012 tarihinde gönderdiği ihtarname ile sözleşmenin bitttiği tarihte feshedileceği hususu ile birlikte cihazların teslim alması gerektiğini davacıya bildirdiğini, davacının cihazları kötü niyetli olarak teslim almadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; cihazları teslim almayan davacı şirketin gerek cihaz bedeli, gerekse kullanım bedeli gibi taleplerde bulunamayacağı gerekçesiyle; davanın reddine yönelik olarak verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine, Dairemizin 20/02/2018 tarihli ve 2017/3271 E. 2018/1392 K. sayılı ilamıyla; TBK’nın 334 üncü maddesine uygun olarak düzenlenen sözleşmenin 5. maddesi ile kiralananı iade borcunun davalı kiracıda olduğu, mahkemece bu husus gözetilerek davacının taleplerinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; sözleşmenin 5. maddesinde kararlaştırılan cezai şartın TBK’nın 179 uncu maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan seçimlik cezai şart olduğu, bu madde uyarınca davacının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle davalıdan cihazların iadesini veya cezai şartın ödenmesini talep edebileceği, yargılama devam ederken 21/07/2016 tarihinde 410 adet cihazın davalı tarafından davacıya teslim edildiği, seçimlik cezai şart nedeniyle davalının sadece teslim etmediği 29 adet cihazın bedelini cezai şart olarak ödemekle yükümlü bulunduğu, ayrıca 439 adet cihaz için talep edilen 24 günlük kullanım bedelinin bilirkişi tarafından 19.316 TL olarak belirlendiği, ancak davacının kullanım bedeli talebinin 19.311,79 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 24.239,05 TL cezai şart alacağı ile 19.311,79 TL kullanım bedeli olmak üzere toplam 43.550,84 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında imzalanan 30/12/2008 tarihli sözleşmenin 5. maddesinde; davalının sözleşme bitiminde cihazları davacıya iade etmeyi beyan, kabul ve taahhüt ettiği, tekrar sözleşme yapılmaması, cihazların iade edilmemesi veya cihazlara kasıtlı olarak zarar verilmesi durumunda cihaz bedeli olarak 300 € +KDV ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı işbu maddeye dayanarak sözleşmenin sona ermesine rağmen iade edilemeyen 439 adet cihazın bedelini cezai şart olarak talep etmiştir. Yargılama devam ederken bu cihazlardan 410 adedinin davacıya iade edildiği uyuşmazlık dışıdır. Bu nedenle, mahkemenin; sözleşmenin 5. maddesinin seçimlik cezai şartı içermesi nedeniyle cihazların iadesini ya da bedelini talep edebilecek olan davacının, cihazların bir kısmını iade almış olması nedeniyle sadece teslim edilmeyen cihazların bedelini cezai şart olarak talep edebileceği yönündeki gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, uyulan bozma ilamında da açıklandığı üzere; davalı, kiraladığı cihazları sözleşmenin bittiği tarihte iade ile yükümlüdür. Bu nedenle, süresinde iade edilmeyen cihazların bedelinin cezai şart olarak talebi, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, bu cihazların kullanım bedelini de kapsar.
Hal böyle olunca, mahkemece; davalının, yargılama sırasında iade ettiği 410 adet cihaz nedeniyle, 25/01/2013 tarihi ile iade ettiği 21/07/2016 tarihi arasındaki dönem için hesaplanacak kullanım bedelinden davacıya karşı sorumlu olduğu gözetilerek, bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nın 428 inci maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, 8.400 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 2.225 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440 ıncı maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.