YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5091
KARAR NO : 2022/7029
KARAR TARİHİ : 26.09.2022
MAHKEMESİ : ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : ADANA 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile imzaladığı 15/12/2012 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile … adresinde bulunan dükkanı restoran olarak işletmek üzere kiraladığını, kiralanan iş yeri boş depo iken tümüyle tadilat yaparak restoran olarak kullanılır hale getirdiğini, işlerinin yolunda gitmemesi sebebiyle kirayı ödeyemediğinden 15/03/2019 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini, yapılan masrafın sözlü olarak talep ettiğini ancak davalının masrafı karşılamayacağını belirttiğini, Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/36 D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespitte kiralanan adreste bulunan iş yerinin restoran haline getirilmesi için yapılan zorunlu ve işyerinin değerini artırıcı masrafların toplam değerinin KDV hariç 569.155 TL olarak tespit edildiğini ileri sürerek; iş yerinin restoran haline getirilmesi için yapılan zorunlu ve değer artırıcı masrafların şimdilik 75.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince; kira sözleşmesinin süresinin 15/12/2017 tarihinde sona erdiği, sözleşme hükmü uyarınca süre bitiminden sonra davacı kiracının yapılan her türlü masraf için tazminat isteme hakkının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; sözleşmenin 12. Maddesi ve TBK’nın 321. Maddesi dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa davacı kiracı akdi ilişkinin devamı sırasında kiralananda yaptığı değer artırıcı masraf ve harcamalarını TBK 527 vd. maddelerinde düzenlenen vekaletsiz işgörme hükümlerine göre davalı kiraya verenden talep etme hakkına sahiptir.
Taraflar arasında düzenlenen 15/12/2012 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı ve kiralananın 15/03/2019 tarihinde tahliye edildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Sözleşmenin 12. maddesinde düzenlenen “Kiracının kiralanan şeyin içinde ve dışında yaptıracağı tezyinat masrafları kendisine ait olacak ve mukavele müddeti bittiğinde yapılan her türlü masraf için tazminat istemeye hakkı olmamak ve bu gayrimenkul inşaatın tamamı mal sahibinin olacaktır.” hükmünde kastedilen tezyinat, süsleme anlamında olup zorunlu ve faydalı masraflara ilişkin değildir.
O halde ilk derece mahkemesince iş; davacı kiracı tarafından kiralananda yapılan kiraya verenin benimsediği imalatlardan hangisinin zorunlu ve faydalı, hangisinin lüks olduğu belirlenip, faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle belirlenecek değerinden; varsa yıpranma payı düşülmek suretiyle elde edilecek değerin hesaplanması bakımından taraf ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK’nın 373/1 maddesi uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanun’un 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.