Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2022/8533 E. 2023/847 K. 29.03.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 02:12
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8533
KARAR NO : 2023/847
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/209 E., 2021/427 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; davalı ...’nın eşinin vefatı ile ilgili olarak onun vekili sıfatıyla ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/137 E. sayılı dosyasında diğer davalı ... şirketi hakkında maddi tazminat davası açtığını, yargılama ve ıslah neticesinde davanın kabulle sonuçlandığını, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2011/12153 E. sayılı dosyasında 85.825,15 TL asıl alacak ve fer’ileri toplamı 119.072,11 TL üzerinden takip başlattığını, davalıların kendisine haber vermeksizin 87.523 TL üzerinden haricen sulh olduklarını, Avukatlık Kanunu’nun 165 inci maddesi gereğince ödenmeyen vekalet ücretinden davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek; 10.000 TL vekalet ücreti alacağının davalılardan müteselsilen tahsilini istemiş; 23.09.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 62.486,26 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı ... şirketi vekili; yetki ve işbölümü itirazında bulunarak davanın esastan da reddini dilemiştir.
2. Davalı ... vekili; davacı vekilinin öncelikle sigorta şirketine başvurarak 30 gün içerisinde müvekkilinin destek zararını karşılatabilecek iken, dava açma yolunu seçtiğini, bu hususu müvekkilinin öğrendikten sonra davacıyı vekillikten 26.7.2011 tarihli azilname ile azlettiğini, azilnameye rağmen davanın ve takibin davalı tarafından sürdürüldüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31/03/2015 tarihli ve 2013/54 E. 2015/121 K. sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davalı ... şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Kapatılan 13. Hukuk Dairesinin 01.04.2019 tarihli ve 2018/3952 E. 2019/4303 K. sayılı kararı ile, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 20.03.2019 tarihli ve 30720 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2017/6 E., 2018/9 K. ve 05.10.2018 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, davalı ...Ş.'nin davacı avukata ödenecek akdi vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı gözetilerek karar verilmesi gerektiği, ayrıca, davacının vekil edeni davalı ... ile vekil edenin hasmı diğer davalının anlaşarak uyuşmazlığı sona erdirdiklerinin sabit olduğu ve vekalet ücretine konu olan ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/137 E. sayılı ve ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2011/12153 E. sayılı dosyalarında, tarafların sulh oldukları miktar tespit edilerek, tespit edilecek bu miktar üzerinden belirlenecek olan karşı yan vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Kabul- Bozma Kararı
1. Kapatılan 13. Hukuk Dairesinin bozma ilamına karşı, davalı ... şirketi vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Kapatılan 13. Hukuk Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2020/8674 E. 2021/4487 K. kararı ile; “Davalı ... Şirketinin, icra dosyasında karşı yan vekalet ücreti hükmedilemeyeceğine yönelik temyiz itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken zuhulen bozma ilamının ikinci bendinde davalı ... Sigortanın ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2011/12153 E. sayılı dosyasında belirlenecek karşı yan vekalet ücretinden sorumlu olduğunun, belirtildiği anlaşılmakla, davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile bozma ilamının ikinci bendinde ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2011/12153 E. sayılı dosyasında belirlenecek karşı yan vekalet ücretinden sorumlu olduğuna ilişkin kısmın bozma ilamından çıkartılmasına” şeklinde karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile; 62.486,26 TL vekalet ve karşı yan vekalet ücreti alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere 8.392,86 TL'sının davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 54.093,40 TL alacaktan, davalı ...'in (tek başına) münferiden sorumlu olmak üzere davalılardan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalılar vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili, azlin haklı olduğunu, davacı avukatın herhangi bir ücrete hak kazanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... şirketi vekili, poliçeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirdiği için yeniden tazminata mahkum edilmeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı avukatın sulh nedeniyle hak kazanmış olduğu vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 165 inci madde: "İş sahibinin birden çok olması halinde bunlardan her biri, sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar."
2. 05.10.2018 tarihli ve 2017/6 E., 2018/9 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı
3. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
4. Bundan başka, Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş olan bu kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, temyiz eden davalı ...’nın mahkemenin ilk kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurmadığının anlaşılmasına göre mahkeme kararının isabetli olduğu görülmekle, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440 ıncı maddesi gereğince davalı ... için karar düzeltme yolu açık, davalı ... şirketi için kapalı olmak üzere,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.