Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2023/4225 E. 2023/3002 K. 31.10.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 17:43


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4225
KARAR NO : 2023/3002
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/372 E., 2020/197 K.
DAVA TARİHİ : 23.01.2015

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyulmayarak önceki kararda direnilmesine ve davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2022 tarihli, 2021/(13)3-426 E., 2022/1508 K. sayılı ilamıyla direnme uygun bulunup, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın dairemize gönderilmesine karar verilmiş, davalının karar düzeltme istemi ise Hukuk Genel Kurulunun 19.07.2023 tarihli, 2023/443 E., 2023/780 K. sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ...’daki tek radyasyon onkolojisi özel dal merkezi olan müvekkili şirket ile davalı Kurum arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi bulunduğunu, kemik iliği nakillerinden önce uygulanan tüm beden ışınlamasının (TBI) Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde yapılamaması nedeniyle hastaların davacı şirkete yönlendirildiğini, 2013 yılında iki ayrı lösemi hastasının ilik nakli öncesi TBI yapılması amacıyla, sevk edildikleri hastanelerde bu uygulamanın yapılamadığını da belirten yazılarla birlikte sağlık kuruluşlarına sevk edildiğini, Medula sisteminden provizyon yazıları alınarak davalının izni ve onayıyla tedavilerinin yerine getirildiğini ve tedavi bedellerinin Kuruma fatura edildiğini, ancak davalının TBI işleminin kemik iliği nakli paketine dâhil bir işlem olduğu ve Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümlerine göre paket hâlinde kemik iliği naklini yapan hastaneye ödendiği, mükerrer ödeme yapılmasının mümkün olmadığı şeklindeki gerekçeyle ödeme yapmadığını, bu konuda Kurumun itiraz komisyonuna başvurulmuş ise de olumsuz yanıt alındığını, verilen hizmet bedeli ödenmediği gibi bu bedelin istenmesinin SUT’a aykırı olduğu gerekçesiyle şirket hakkında toplamda 7.903,00 TL ceza kesildiğini, daha önce de benzer şekilde uyuşmazlıklar çıktığını ve mükerrer ödemeye şirketin değil sevki gerçekleştiren sağlık kuruluşlarının sebep olduğunun emsal içtihatlarla ortaya konulduğunu ileri sürerek iki ayrı hasta için hak edişlerinden kesilen toplam 7.903,00 TL örnekleme cezasıyla, tedavi giderleri toplamı 4.735,00 TL bedelin davalından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.12.2015 tarihli, 2015/36 E., 2015/468 K. sayılı kararı ile; toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre hastaya uygulanan tedavi için davacı tarafça davalı Kurum sigortalılarına bir hizmet verildiği ve bu hizmet bedelinin ödenmesi gerektiği, davalı kurum tarafından yapılan kesintilerin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile, taleple bağlı kalınarak Sonay Mohammed için kesinti yapılan 2.367,85 TL'nin ve 4.564,00 TL'nın talep tarihi olan 17.12.2013, ... için kesinti yapılan 2.367,85 TL'nin ve 3.339,00 TL'nin talep tarihi olan 15.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 24.01.2019 tarihli ve 2016/5889 E., 2019/601K. sayılı kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulları niteliğinde olduğu, hastanın kemik iliği nakline hazırlanması için davacı yanca total vücut ışınlanması yapıldığı, bunun tıp bilimine uygun olduğu, kemik iliği nakli tanımı içinde hazırlık için yapılan teknik ve tedavilerinin yer almasının davacıya yapılması gereken bedellerin ödenmemesi için gerekçe olamayacağı ve davalı kurumun teknik gelişmelere bağlı olarak kendi tebliğindeki bu düzenlemeyi yeniden ele alması gerektiğinin belirtildiği, oysa ki mahkemece; davacı taraf tacir olup, imzaladığı sözleşme nedeniyle basiretli bir tacir durumunda olduğundan genel işlem koşullarının davacı açısından uygulanmasının mümkün olmadığı, Sağlık Uygulama Tebliğinde davacının yaptığı total vücut ışınlamasının kemik iliği naklinde yer alan hazırlık tedavi ve tetkikleri içinde yer aldığı gözetildiğinde ayrı fatura ile söz konusu işlemin bedelinin istenemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozma Sonrası Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, önceki karardaki gerekçeler gibi toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre hastaya uygulanan tedavi için davacı yanca bir hizmet verildiği ve bu bedelin ödenmesinin gerektiği, davalı kurum tarafından yapılan kesintilerin uygun olmadığı gerekçesiyle ''önceki kararda direnilmesi ile önceki karar gibi davacının davasının kabulü ile, taleple bağlı kalınarak Sonay Mohammed için kesinti yapılan 2.367,85 TL'nin ve 4.564,00 TL'nın talep tarihi olan 17.12.2013, ... için kesinti yapılan 2.367,85 TL'nın ve 3.339,00 TL'nin talep tarihi olan 15.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine'' karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bahsi geçen ışınlama tedavisi, kemik iliği naklinin bir parçası olduğu için kurumun, davacıya ayrıca bir bedel ödemekle yükümlü olmadığını, zira Sağlık Uygulamaları Tebliğine göre de kemik iliği nakli yapan hastanelere yapılan ödemeler içinde ışınlanma tedavisinin bedelinin de mevcut olduğunun belirtildiğini, Mahkemenin, kararına dayanak yaptığı bilirkişi kurulunun tamamen hukuki değerlendirmelerde bulunduğunu, oysa ki bilirkişilerin görevinin, çözümü hukuk dışında mesleki ve teknik bir bilgiyi gerektiren konularda sadece fikir belirtmek olduğunu, bilirkişi kurulunun hukuki degerlendirme yapması bir yana yapılan degerlendirmelerin hukuken herhangi bir geçerliliği de olmadığını, zira SUT'daki hükümlerin içeriğinin açık ve net olmakla birlikte sözleşmeyi hazırlayan müvekkil kurumun, davacı şirketi sözleşmedeki hükümler hakkında önceden bilgilendirdiğini ve kaldı ki davacının da tacir olduğunu, dolayısıyla basiretli bir tacir gibi davranması ve söz konusu hükümlerin ne anlama geldiğini anlayacak durumda olduğunu, Kurum işlemlerinin yerinde olup, Yargıtay ilamı doğrultusunda haksız açılan davanın reddi gerekirken önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

VI. DİRENME KARARININ HUKUK GENEL KURULUNCA İNCELENMESİ
1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2022 tarihli, 2021/(13)3-426 E. 2022/1508 K. sayılı ilamı ile; davalı Kurum, SUT’un Ek-9 listesine göre yapılan tüm işlemlerin bir paket hâlinde nakli yapan sağlık hizmet sunucusu tarafından fatura edilmesi gerektiğini ve ödemenin de bu kişiye yapılacağını gerekçe göstermiş ise de, söz konusu TBI hizmetinin nakli gerçekleştiren kişilerce verilmediği, hizmetin taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde davacıdan satın alındığı, davacının usulüne uygun şekilde sevk ve provizyon onayı sonrasında sözleşme ile üstlendiği edimi ifa ettiği, Kurumun belirlediği usul çerçevesinde hareket eden davacının hizmet bedeline hak kazanacağı, bu hizmetin faturasının muhatabının da elbette akidi olan Kurum olduğu, davacının sözleşmeye aykırı davrandığından bahsedilemeyeceği,
Sağlık Uygulama Tebliği’nin anılan hükmünün kemik iliği nakli sürecinin bir bütün olarak aynı sağlık kuruluşu tarafından yerine getirilmesi esasına göre düzenlendiği, ne var ki, somut olayda olduğu gibi, nakli yapacak kuruluş dışındaki kişilerden bu süreçteki bazı hizmetlerin temin edilmesi hâlinde, hizmeti kendi sözleşmesi çerçevesinde ifa eden kişinin Kurumdan ödeme talep etmesinin SUT’un Ek-9 çizelgesindeki hükme aykırılık olarak kabul edilemeyeceği,
Hâl böyle olunca dava konusu Kurum işleminin hukuka ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu tespit eden direnme hükmünün haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle bozma nedenine göre sair yönlere ilişkin temyiz incelemesi yapılmadığı anlaşıldığından bu yönden inceleme yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

2. Davalının karar düzeltme istemi ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.07.2023 tarihli, 2023/443 E., 2023/780 K. sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

IV.TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, başka hastanede yapılacak kemik iliği nakli öncesinde hazırlık işlemi olarak tüm beden ışınlama tedavisi hizmeti veren davacının hak edişlerinden yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi.

2. Cezai işleme dayanak yapılan Sağlık Uygulama Tebliğinin Ek-9 listesi.

3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile yukarıda yer verilen hukuk kurallarına göre, davacı şirket tarafından, Kurum ile imzalanan Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi uyarınca usulüne uygun şekilde sevk ve provizyon onayı sonrasında sözleşme ile üstlendiği edim doğrultusunda kemik iliği nakli yapılacak hastalara tüm vücut ışınlaması (TBI) işleminin yapıldığı, verilen bu hizmet karşılığında bedelinin ödenmesinin talep edilmesinin haklı olduğu, buna rağmen davalı Kurum tarafından işlem bedellerinin ödenmemesi ve ayrıca örnekleme yöntemi ile cezai işlem ihdas edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.