YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/15199
KARAR NO : 2010/12638
KARAR TARİHİ : 29.06.2010
MAHKEMESİ :Ankara Sulh 12. Ceza Mahkemesi
SUÇ(LAR) : Tehdit, hakaret
HÜKÜM(LER) : Beraat, Ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK:Onama
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükmün gerekçesinde, kanıtlar tartışılıp değerlendirilmeden ve hükme esas alınan ve varsa reddedilen kanıtlar da açıkca gösterilmeden hükümler kurularak, CYY.nın 230/1-b maddesine aykırı davranılması,
2-Tehdit suçu yönünden kabule göre de;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm kanıtlar tartışılıp değerlendirilerek sanığın katılanı tehdit ettiğinin kabul edilmesi durumunda, öfkesinin suç kastını kaldırmayacağı, tehdit suçunda tasarlama öğesinin aranmayacağı ayrıca tehdidin objektif olarak korku yaratacak nitelikte olmasının yeterli sayılması nedeniyle olayda tehdit suçunun oluşacağı gözetilmeden, “öfkeyle söylenen sözlerde kasıt unsuru bulunmadığı” biçimindeki yasal temelden yoksun gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.