Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2008/15215 E. 2010/12493 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/15215
KARAR NO : 2010/12493
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ(LAR) : Görevliye hakaret, yaralama
HÜKÜM(LER) : Hükümlülük
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Bozma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1)Sanıkların, trafik denetimi yapan polis memuruna “lan” demek suretiyle hakaret ettiği ve sanık …’ın tekme salladığı biçiminde iddia olunan eylemleri hakkında, olayın başlangıcı ve gelişmesi itibariyle görgüye sahip oldukları anlaşılan tanık anlatımlarının birbiriyle olan ve ayrıca tanık … …’in duruşmadaki ve soruşturma aşamasındaki kendi anlatımları arasındaki çelişkilerin yöntemince giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu değerlendirilip açıklanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yasal olmayan gerekçe ile hüküm kurulması,
2)Kabule göre:
a)TCK.nun 125/1. maddesinde düzenlenen hapis veya adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırımın, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsaması karşısında, temel cezanın hapis olarak belirlenmesinde takdir hakkının hangi hukuksal gerekçelere dayanılarak kullanıldığının gösterilmemesi,
b)Sanıkların polis memurunun “aracı buradan kaldır lan” diye hitap ettiğine yönelik savunmaları ve park yasağı olduğuna ilişkin saptamanın bulunmaması karşısında haksız kışkırtma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
c)Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken, ceza indirimini gerektiren takdiri nedenlerin failin kişiliği ile ilgili olması karşısında, savunmaların talimat mahkemesinde alınması nedeniyle sanıkların yargılama sürecindeki davranışlarının gözlenmemiş olması ve sanık …’ın geçmiş sabıka kaydının bulunmadığı gözetilip değerlendirilmeden, her iki sanık hakkında da TCK.nın 62/2. maddesinde gösterilen takdir nedenleri soyut biçimde gösterilmek suretiyle cezaların bireyselleştirilmesi ilkesine aykırı olarak uygulama yapılması,
d)TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı;
3-Sanık … hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5278 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanıngeri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. 2. fıkrası ile de CMK. 231/14 madde ve fıkrasındaki,suçun soruşturulması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar … ile …’nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.