YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/15374
KARAR NO : 2010/12714
KARAR TARİHİ : 29.06.2010
MAHKEMESİ : Samsun Asliye 3.Ceza Mahkemesi
SUÇ(LAR) : Mühür bozma
HÜKÜM(LER) : Beraat
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: BOZMA
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2.10.2001 gün ve 212-197 sayılı kararı ile benzer pek çok kararlarında sanığın duruşmada hazır bulunması ve sorgusunun yapılmış olması gerekliliği “yargılamanın yüze karşı olması, savunma hakkının kısıtlanamaması ve cezanın bireyselleştirilmesi” ilkelerinin doğal bir sonucu olduğu açıkça vurgulanmaktadır. 1412 Sayılı CMK.nun 223/son ve 225/son maddelerinde belirtilen ayrık hükümler dışında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulması olanaklı değildir. Ayrık tutulan 223/son maddesi hükmüne göre de ancak dosya içeriğinden sanığa yüklenen eylemin ilk bakışta suç oluşturmadığının anlaşılması halinde sanığın sorgusu yapılmadan beraat kararı verilebilecektir. Bu nedenle sanığın sorgusu yapılmadan kanıt takdiri suretiyle beraat kararı verilmesi olanaklı değildir. 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.193/2 ve 195 maddelerinde de 1412 sayılı yasanın sözü edilen hükümlerine paralel bir düzenlemeye yer verilmiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen içtihatların bu tarihten sonra da geçerliliğini sürdürdüğü kabul edilmelidir.
Somut olayda 19.02.2003 tarihinde sanığın elektrik sayacı görevlilerce kullanıma kapatılmış, ortada bir suç unsuru bulunmadığı için mühürlemeye gerek duyulmamıştır. Ev sahibi tanık … …’in “kiracım olan sanık kapatılan sayacdan elektrik almaya başladı, parasını da ben ödüyorum” demesi üzerine ilki 27.02.2003 ikincisi 11.03.2003 tarihlerinde iki kez sayacın mühürlendiği soruşturma evrakındaki mühürleme tutanakları ve tutanak düzenleyicisi tanık Haydar Fidan’ın mahkeme anlatımlarından anlaşılması karşısında, oluşa uygun düşmeyen 19.02.2003 tarihli kapatma tutanağında mühürleme olmadığı gerekçesiyle, savunması alınmadan sanığın beraatine hükmolunması,
Yasaya aykırı ve katılan YEDAŞ Samsun Müessesesi vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.