Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2008/15799 E. 2010/21232 K. 20.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/15799
KARAR NO : 2010/21232
KARAR TARİHİ : 20.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, Kasten yaralama, Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması, 6136 S.K.’a muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi ve sanık … hakkında yasak silah taşıma eyleminden açılan dava hakkında hüküm kurulmamış ise de zamanaşımı süresi içersinde hüküm kurulabileceği olanaklı bulunduğu kabul edilmiştir.
1-Sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükümlerinin temyizen incelenmesinde,
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılan sıfatını kazanmamaları nedeniyle hükmü temyiz etme yetkileri bulunmadığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca yakınan sanıklar … …,… müdafıinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
2-Sanıklar …,…,… hakkında yaralama ve yasak silah taşıma eylemlerinden verilen hükümlerin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ,
Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanıklara yükletilen yaralama ve yasak silah taşıma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanıklar … ve … hakkında adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas hükümlülükleri bulunmasına karşın TCY.nın 58.maddesi uyarınca uygulama yapılmamış olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamayacağı,
Yaptırım: Eleştiri dışında cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanıklar; a-) … ve … müdafiin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, bu sanıklar hakkındaki TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Ancak,
b-) Sanık … hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinde düzenlenmiş bulunduğundan denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Yasa hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetim süresi içersinde 5237 sayılı yasanın 51/6 maddesi gereğince herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafiin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hükmün 3-g fıkrasındaki “5237 sayılı TCK.m.51/6” ve “3 yıl ” ibarelerin çıkartılmasına biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle CYY.nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına,
3- ) Sanıklar … …,… hakkında verilen silahla tehdit ve genel güvenliğin kasden tehlikeye sokulması eylemlerinden verilen hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların, birlikte suç işleme kararıyla hareket ederek, sanıklardan … ile aralarında husumet bulunan müşkeki sanık …’in kırmızı ışıkta bekleyen otomobiline binmek suretiyle tehdit içeren sözler söylenerek silahla tehdit ve ateş etmeleri biçiminde gerçekleşen somut olayda, sanıkların hukuki durumlarının ve suçların ne suretle içtima edeceği irdelenerek 5237 sayılı TCY. 44.madde hükmü tartışılıp değerlendirilerek işledikleri bir fiille iki ayrı suça neden olmaları karşısında sanıklar hakkında ağır olan eylemlerinden ceza verilmekle yetinilmek yerine iki ayrı suçtan hükümlülüklerine karar verilmesi,
4-) Sanık … hakkında verilen hükümlerin temyizine gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN sanık … … hakkında başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 20 /12 /2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi