YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/22671
KARAR NO : 2011/1765
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, kimliği hususunda yalan beyanda bulunma, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret.
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında yalan beyan suçundan kurulan kararda hüküm tarihine göre öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca sanık … müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık hakkında direnme ve görevliye hakaret suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a- Temel cezalar belirlenirken; olayın işleniş biçiminin veya sanığın kastının ağırlığını gösteren maddi olguların neler olduğu açıklanmadan, hükümler kurulması,
b- TCK.nun 125/1. maddesinde düzenlenen hapis veya adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırımın, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsaması karşısında, temel cezanın hapis olarak belirlenmesinde takdir hakkının hangi hukuksal gerekçelere dayanılarak kullanıldığının gösterilmemesi,
c- Sanığın birden fazla polis memuruna “lan” diyerek işlediği hakaret eyleminin aynı suç işleme kararı ve tek eylem ile gerçekleşmesi karşısında TCK.nun 43/2. maddeleri uyarınca temel ceza artırılarak hüküm kurulması gerekirken her bir yakınan bakımından ayrı suç kabul edilerek karar verilmesi,
ç- TCY.nın 265/3. maddesinde belirtilen koşulların, olayda ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, anılan Yasa maddesi uygulanarak sanığın cezasının arttırılması,
d- Sanık müdafiinin 10.06.2008 tarihli son oturumda lehe olan hükümlerin uygulanması istemiş olmasının 5237 sayılı TCY.’nın 62. maddesini de kapsadığı gözetilmeden anılan maddenin, uygulanıp uygulanmayacağının, hükmün gerekçesinde tartışmasız bırakılması,
e- Anlaşılmasında ve yerine getirilmesinde kuşkuya yer vermeyecek derecede açık ve seçik olması gereken hükmün taraflarca anlaşılmasını ve Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapmasını olanaksız kılacak derecede ” suça sürüklenen çocuğun geçmişinde sabıkalı olduğu ve şartlarını taşımadığı ıslahın infaz ile sağlanabileceği nazara alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında ÇKK.’nın uygulanmasına takdiren yer olmadığına” biçimindeki bir ibare ile hangi hukuki müessesenin kast edildiği anlaşılamayacak ifadelere yer verilerek belirsizliğe yol açılması,
f- CYY.’nın 230/1-c maddesi uyarınca, yargılama sonucunda ulaşılan kanıya göre, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen eylemler ile bunların hukuki nitelendirmesinin yapılması gereken sanığın görevlilere karşı ne şekilde cebir, şiddet ya da tehditte bulunarak direndiği ve hakarette bulunduğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.