Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2009/23616 E. 2012/270 K. 10.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/23616
KARAR NO : 2012/270
KARAR TARİHİ : 10.01.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına, beraat, hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Yakınan sanık … hakkında katılan sanık …’e yönelik 19/10/2005 tarihli yaralama eyleminden dolayı verilen beraat ve sanıkların birbirlerine karşılıklı hakaretten dolayı verilen “Ceza verilmesine yer olmadığına” ilişkin hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan sanık … müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Katılan sanık … hakkında katılan …’e yönelik hakaret ve yaralama; sanık …’e yönelik yaralama ve sanık … hakkında katılan sanık …’e yönelik 23/06/2006 tarihli yaralama suçlarından dolayı verilen hükümlere yönelik temyize gelince;
Sanıklara yükletilen yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu.
Katılan sanık hakkında cezaların yasal bağlamda uygulandığı.
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak sanık … hakkında katılan sanık …’e yönelik 20/06/2006 tarihli yaralama eyleminden dolayı kurulan hükümde; tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin olması, bu suçun 5237 sayıl TCY’nın 5560 sayılı Yasayla değişik 191.maddesinde düzenlenmesi ve koşulları oluştuğu takdirde “davanın düşmesi “seçeneğinede yer verilmesi nedeniyle sözü edilen hükümlülüğünün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı sanık … katılan sanık … müdafiinin ve katılan … vekilinin iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, sanık … hakkında tekerrüre esas alınan “Ödemiş Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/338-331 esas ve karar sayılı 12/06/2002 kesinleşme ve 15/11/2003 tarihli ilamının hükümden çıkartılarak yerine, adli sicil belgesinde yer alan Ödemiş Asliye Ceza Mahkemesinin 1999/773-2000/182 esas ve karar sayılı 06/04/2000 kesinleşme ve 21/05/2003 infaz tarihli hükümlülüğünün tekerrüre esas alınarak hakkında TCY’nın 58/6-7 maddelerinin uygulanmasına DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan HÜKÜMLERİN bu bağlamda ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında katılan sanık …’e yönelik yaralama ve tehdit suçlarından dolayı verilen hükümlere ilişkin temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin olması; bu suçun 5237 sayılı TCY.nın 5560 sayılı Yasayla değişik 191.maddesinde düzenlenmesi ve koşulları oluştuğu takdirde “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle sözü edilen hükümlülüğünün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2-TCY.nın 50/3. maddesinin “daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü karşısında sanık hakkında katılan …’e yönelik 19/10/2005 ve 20/06/2006 tarihli tehdit suçlarından dolayı hükmolunan hapis cezalarının anılan maddede öngörülen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı sanık … ve katılan sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.