Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/12878 E. 2013/17194 K. 04.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/12878
KARAR NO : 2013/17194
KARAR TARİHİ : 04.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanık …’ın hakaret eylemine ve yükletilen suça yönelik katılan …’in temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama suçlarından ve sanık … hakkında hakaret, kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Dairemizce de benimsenen YCGK’nın 03.02.2009 gün ve 08/250-09/13 sayılı kararında belirtildiği üzere CMK’nın 231/6-c maddesindeki zarar kavramının, yalnız basit bir araştırma ile belirlenebilecek maddi (somut) ve belirlenebilir nitelikteki zararı kapsaması, tehdit ve hakaret suçları nedeniyle giderilmesi gereken maddi bir zarar oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, yaralama suçlarının işlenmesi sebebiyle katılanların uğradığı maddi zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıklardan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulmadan sabıkasız olan sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme de yapılmadan “zararın giderilmediği” biçimindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Sanıklar arasında çıkan kavgada gerçekleştirilen yaralama, tehdit ve hakaret eylemleri yönünden, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği değerlendirilip, sonucuna göre sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
c) Kısa süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/1- d maddesinde yer alan, “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” seçenek yaptırımına çevrilebilmesi için, hükmedilen seçenek yaptırımın, işlenen suçla bir şekilde bağlantılı olması, başka bir deyişle suç işlemeye yönelten sosyal, psikolojik veya çevresel etkenlerle sanık arasındaki bağı ortadan kaldırarak sanığın, yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik kanuni amacın gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Nitekim, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 38/3. maddesi uyarınca, belirli yerler ve etkinlikler; “sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde veya zararlı alışkanlıklar edinmesinde ya da bağımlılık yapan maddeler kullanmasında, çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir.” biçiminde tanımlanmıştır. İncelenen dosyada, işlenen suçla Yönetmelikle belirtilen biçimde bağlantısı bulunmamasına karşın, sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezalarının sanıkların kanuni ikametgahları olan köylerinin bağlı olduğu “kanunen zorunlu haller dışında Cide İlçe sınırlarına girmekten yasaklanması” tedbirine çevrilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan sanıklar … ve …’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.