Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/12901 E. 2010/12858 K. 30.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/12901
KARAR NO : 2010/12858
KARAR TARİHİ : 30.06.2010

Sanık … ve … …’nin, iş ve çalışma hürriyetini ihlâl suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 117, 62, 52. maddeleri uyarınca 660 yeni Türk lirası, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125/1-4, 43/2, 64, 52. maddeleri uyarınca 420 yeni Türk lirası adlî para cezası cezaları ile cezalandırılmalarına, müdahillerin maddi zararları karşılanmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Osmancık Sulh Ceza Mahkemesinin 17/05/2007 tarihli ve 2006/317 esas, 2007/49 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 18.04.2010 gün ve 2010/24947 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2010 gün ve 2010/100770 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “1-Hakaret ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının şikayete tâbi bulunması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/8, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Uzlaşma” başlıklı 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma işlemi yapılmamasında,
2-Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17/02/2009 tarihli ve 2008/18656 esas, 2009/2877 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesinde öngörülen zararın giderilmesi koşulunun, maddî ve ekonomik kayba yol açan suçlarda, zararın belirlenmesinde belli bir yargılama ve hâkim takdirine ihtiyaç duyulmayan, uzman bir bilirkişi aracılığıyla saptanabilen hâllere ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının içinde değerlendirilebileceği, hakaret, tehdit ve bir sağlık giderine sebebiyet vermeyen yaralama gibi suçların yol açtığı üzüntü ve tedirgin olma-korkma nedeniyle uğranılan manevi zararın, ancak bir yargılama ve takdir sonucunda belirlenebileceğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları içinde değerlendirilmeye tâbi tutulamayacağı gözetilmeden, iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli ve hakaret suçlarından sanıkların müdahillerin zararını karşılamadığı ve şartları oluşmadığı biçimindeki gerekçe ile sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde,
3-Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125/1. maddesi uyarınca belirlenen 12 gün adlî para cezasının, aynı Kanun’un 125/4. maddesi uyarınca 1/6 oranında arttırılması sırasında 14 gün yerine 21 gün adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin olunmasında,
4-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/2-a maddesine aykırı şekilde hüküm veren mahkeme adının karar başlığında gösterilmemesinde,
5-Sanıklara verilen cezadan takdiren indirim yapılırken madde numarasının 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi yerine 64. maddesi yazılmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232/6. maddesine aykırı davranıİmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
1-Hükmü veren mahkemenin adı karar başlığında gösterilmeyerek CYY.nın 232/2. Maddesine aykırı davranılması.
2-Hakaret ve iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçlarının yakınmaya ve uzlaşmaya bağlı bulunması nedeniyle sanık … ve yakınanların kollukta alman ifadelerinde uzlaşma istemediklerini açıkladıkları görülmekle birlikte, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasadan önce kolluğun uzlaşma teklif etme yetkisi olmadığından C. savcılığınca CYY.nın 253. maddesine uygun olarak uzlaştırma teklifinde bulunulması gerekirken, bu yasal gereklilik yerine getirilmeden kamu davasının açılması karşısında, durumu sonradan değerlendirmesi gereken mahkemenin de uzlaşmanın hüküm ve sonuçları konusunda bilgilendirilerek taraflara uzlaştırma teklifinde bulunması ve sonucuna göre karar vermesi gerektiği gözetilmeden hükümler kurulması,
3-CYY.nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasının (c ) bendinde, mağdurun uğradığı zararın giderilmesi zorunlu görülmüş ise de. bu koşulun maddi zararlar bakımından arandığı gözetilmeden, hakaret suçundan dolayı maddi bir zararın varlığı açıklanmadan yasa hükmünün uygulanamayacağına karar verilmesi ve iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçunu oluşturan eylem dolayısıyla katılanların lokanta işletmelerini kısıtlamaya veya önlemeye yönelik eylemlerinin maddi bir zarara yol açmaları olasılığı bulunmakta ise de gerçekte böyle bir zararın bulunup bulunmadığının yakınanlardan sorulup, varsa bu zararı giderip gidermediği/gidermeyeceği de sanıklardan sorularak sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, yasaya aykırı gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- Hakaret suçları nedeniyle TCY.nın 125/1. maddesi uyarınca hükmedilen 12 gün temel adli para cezasında aynı maddenin 4.fıkrası gereğince 1/6 oranında artırım yapılırken 14 gün sonucuna ulaşılacak iken yanılgı sonucunda 21 gün adli para cezası saptanıp, sonuç adli para cezasının fazla olarak hükmedilmiş olması ve ayrıca takdiri indirim yapılırken uygulama maddesi olarak TCY.nın 62. maddesi yerine, 64. maddesinin gösterilmesi.
Yasaya aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CYY’nın 309/4-b maddesi uyarınca; OSMANCIK SULH CEZA MAHKEMESİNİN 17.5.2007 tarih ve 2006/317 esas, 2007/49 sayılı kararının YASA YARARINA BOZULMASINA, bozma nedenleri uyarınca yeniden karar verilmek üzere müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 30.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.