YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/12902
KARAR NO : 2010/12854
KARAR TARİHİ : 30.06.2010
Sanık …’nın, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1. maddesi uyarınca 4 ay; görevli memura mukavemet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265/1, 265/4. maddeleri gereğince 9 ay; yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 29. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezalan ile cezalandırılmasına, sabıka kaydında bulunan Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/732 esas, 2005/523 sayılı kararı ile verilen 1.800 yeni Türk lirası adlî para cezasından dolayı cezalarının aynı Kanun’un 58/6, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına dair Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2008 tarihli ve 2007/233 esas, 2008/395 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 17.04.2010 gün ve 24757 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2010 gün ve 100773 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Sanığın tekerrüre esas alınan eyleminden dolayı, incelemeye konu suçtan verilen cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19.03.2008 tarihli ve 2008/2761-5122 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesinde yer alan “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır….” şeklindeki düzenleme ile, 1412 sayılı Kanun’un 305/1-1 ve 305/2. maddelerine göre ikimilyar liraya kadar olan para cezalarının kesin olması ve tekerrüre esas alınamayacak olmaları karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının ikibin yeni Türk lirasının altında olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
İncelenen dosyada sanığın, 5237 sayılı TCY.nın 86/2,3-e, 29. maddeleriyle 3 ay, 265/1,4. maddeleri ile 9 ay ve 151/1. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezasına mahkum edilip, Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 765 sayılı TCY.nın 258/1, 647 sayılı Yasanın 4/1. maddeleri uyarınca 1.800YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin önceki hükümlülüğü nedeniyle 5237 sayılı TCY.mn 58/6,7. maddesi gereği cezalan hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeden kesinleşmesi nedeniyle Adalet Bakanlığınca düzenlenen yasa yararına bozma yazısı ve bu yazıya uygun düzenlenen tebliğnamede ise, sözü edilen önceki hükümlülüğe konu ceza miktarının 2000 TL’den az olması dolayısıyla kesin nitelikte olup, tekerrüre esas alınamayacağı düşüncesinin ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
5235 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi uyarınca, yürürlükten kaldırılan 1412 sayılı Yasanın (322. Maddesinin 4, 5, ve 6. fıkraları hariç olmak üzere) 305 ila 326. maddeleri, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihlerine kadar yapılacak olan temyiz başvuruları bakımından yürürlüğünü sürdürmekte olup, anılan yasanın “temyizi kabil olan ve olmayan hükümler” başlığını taşıyan 305. maddesinin ikinci fıkrasının, (21.7.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren) değişik 1 numaralı bendinde; iki milyar liraya (2000 YTL) kadar para cezalarına dair olan hükümlerin temyiz olunamayacağı belirtilmiş, 3. fıkrasında ise, “bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz” ifadesi ile kesin nitelikli hükümlerin tekerrüre dayanak yapılamayacağı açıklanmıştır.
Diğer taraftan, 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılan, ancak TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık lehine uygulanması dolayısıyla uygulama kabiliyeti bulunan 647 sayılı TCY.mn 4/4. maddesinde de; “uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir. Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez. ” denilmektedir.
Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında; yasa yararına bozma isteğine konu olan dosyada, sanığın önceki hükümlülüğünün de hapis cezasından çevrilen para cezasından ibaret olması nedeniyle temyiz yolunun açık olduğu ve bu nedenle önceki hükümlülüğe dayanılarak tekerrür uygulanılmasının yasaya aykırı bulunmadığının anlaşılması ve Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükümde yaralama, görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçları nedeniyle TCY.nın 58/6, 7. maddelerinin uygulanmasının yasaya uygun görülmesi nedeniyle CYY.nın 309. maddesi koşullarını taşımayan YASA YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 30.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.