YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1335
KARAR NO : 2012/1381
KARAR TARİHİ : 30.01.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık …’nin, adresine haciz işlemi için gelen icra müdürü ve avukatın olduğu aracın kapısını, katılan …’nun kapatmasına mani olarak “burada haciz yapamazsınız, burada işlem yapmak için sakın bir daha gelme, senin için kötü olur” demekten ibaret olan eyleminin TCY’nın 265. maddesinde belirlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtları tartışıp değerlendirmenin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
2-) Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi değerlendirilirken öncelikli olarak TCY’nın 51.maddesi ile erteleme kararı verilmesine karşın, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (2008/2-149-2008/163) sayılı kararındaki “Öncelikle lehe olduğundan kuşku duyulmayan ve diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce Yargıç tarafından isteme bağlı olmaksızın değerlendirilmesi zorunluluğu bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun saptanmasında zorunluluk bulunmaktadır.” Ve yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da dile getirilen, “suçun işlenmesiyle mağdurun ve kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği” yönündeki içtihadındaki görüş dikkate alınmak yerine, sanıklara yükletilen hakaret ve tehdit suçları bakımından sanıkların hukuksal durumlarının maddeki yasal ölçüler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, “tazminat koşulunun gerçekleşemeyeceği anlaşılmakla” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafii ile katılan …’nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,30.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.