Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/20888 E. 2013/9698 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/20888
KARAR NO : 2013/9698
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, uyuşturucu madde bulundurmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile
suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) Hakaret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’ın tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Diğer hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin TCK’nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemiş ise de, bu husus infaz aşamasında gözetilebileceğinden bozmayı gerektirmediği,
Cezanın eleştiri dışında kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığı belirtilerek hükmolunan hapis cezalarının ertelenmemesi karşısında, CMK’nın 231/6-b bendindeki subjektif koşulun sanık lehine gerçekleşmemesi nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, … sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, sanığın kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinde sayılan hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca sanığın, a,b ve c bentlerindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, sanığın TCK’nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1 – a,b,d ve e maddelerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, biçiminde DÜZELTİLMESİNE, ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA,
2- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörülmüştür.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanık hakkında; belirtilen iki seçenekten biri uygulanırken, nedenlerinin tartışılıp, dosya kapsamına uygun, somut, yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesinin gerektiği; ayrıca uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında mahkemece, aynı maddenin 2. veya 6. fıkralarındaki olasılıklardan hangisi tercih edilirse edilsin, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesinde zorunluluk bulunduğu, belirtilen tedbirlerin uygulanması yönünden mahkemeye takdir … tanınmadığı gözetilmeksizin; sanık lehine olan 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası yerine 6. fıkra yollamasıyla 1. fıkrası uyarınca hapis cezasına hükmedilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediği gibi; hapis cezasına hükmedildikten sonra da, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
b) Sanığın kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinde sayılan hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yalnızca sanığın, a,b ve c bentlerindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına hükmolunması,
c) Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin TCK’nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Adli emanette kayıtlı suç eşyasının TCK’nın 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.