YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/24641
KARAR NO : 2012/21472
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Davaya konu taşınmaz hakkında tutulan 31.03.2004 tarihli yapı tutanağında inşaatın bodrum ve zemin betonlarının tamamlandığı, birici katın kolon kalıplarının çakılı olduğunun tespit edilip mühürlenmesi, 14.02.2007 tarihli tutanakta ise üç katlı binanın çatısı ile kabasının bittiği, sıvasının yapılmamış olduğunun tespit edilmesi, sanığın ruhsat almak için girişimlerde bulunduğunu savunması, yapılan keşifte de inşaatın 14.02.2007 tarihli tutanakla aynı seviyede olduğunun belirlenmesi karşısında; inşaatın, 31.03.2004 tarihli birinci tutanak ile imar kirliliğine neden olma eylemini suç olarak tanımlayan 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinin yürürlük tarihi olan 12.10.2004 tarihleri arasında yapılıp yapılmadığı, 12/10/2004 tarihi ile ikinci tutanak tarihi arasında inşaata devam edilip edilmediği araştırılarak, gerekirse uzman bilirkişiden görüş alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hükümlülük kararı verilmesi,
2) Her ne kadar gerekçeli kararda 13.06.2008 tarihli ek bilirkişi raporunda yapının, 14.02.2007 tarihli tutanağa göre inşaatın ruhsata uygun hale getirildiğine dair görüş olduğundan bahsedilmiş ise de, bu anlatımın her iki tutanağın karşılaştırılması anlamında olduğu, dosyada içinde 14.02.2007 tarihli tutanaktan sonra yapının ruhsata uygun hale getirildiğine ilişkin bilgi ve belge olmadığı, ancak sanığın ısrarla ruhsat almak için müracaat ettiğini, inşaata kendisinden habersiz olarak devam eden yapı denetim görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu savunması karşısında; belediyeden, yapının ruhsatının alınıp alınmadığı, ruhsata uygun hale getirilip getirilmediği sorularak 5237 sayılı TCK’nın 184/5. madde ve fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma imkanının araştırılmaması,
3) Sanığın kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız olarak bina yapması suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunda kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması halinde ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ancak TCK’nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında;
sabıkası bulunmayan ve hükmolunan adli para cezası ertelenen sanık hakkında, CMK’nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yasal bağlamda tartışılması gerektiği gözetilmeden, “şartları oluşmadığından ve cezası ertelendiğinden” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık … Karabıçak müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi gereğince temyiz isteminde bulunmayan sanık …’ya da sirayet ettirilerek BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.