YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/24962
KARAR NO : 2011/1897
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
Tehdit suçundan şüpheliler … ve ailesi haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Pendik Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/10/2008 tarihli ve 2008/14829 soruşturma, 2008/8602 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddine ilişkin mercii Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 26/1 1/2009 tarihli ve 2009/1146 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 27.08.2010 gün ve 53439 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2010 gün ve 211865 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, müştekinin şüpheli ve ailesi hakkındaki tehdit iddialarının araştırılmadığı, şüphelilerin ve tanıkların ifadelerine başvurulmadığı, müştekinin başka soruşturma dosyalarından bahsettiği halde bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 173/1 maddesinde “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir.” hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada Pendik Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yakınan …’na 14.9.2009 tarihinde yöntemince tebliğ edildiği görülmektedir. Anılan karara karşı itiraz dilekçesinin ise Kadıköy Ağır Ceza Mahkemesine 1.10.2009 tarihinde verildiği ve yasal 15 günlük sürenin geçirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İtiraz merciinin, yakınanın itirazını, yasal süresinde yapılmaması nedeniyle reddetmesi hukuka uygundur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yapılan açıklamalar ışığında yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.