YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/28689
KARAR NO : 2013/6567
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Mağdur sanık …’ın, 18.07.2008 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını ifade ettiği, hakaret suçundan, kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca tebliğnameye uygun olarak mağdur sanık …’ın mağdur sıfatı ile gerçekleşen temyiz istemi ile hakaret suçundan kurulan hükme yönelen, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçlarına ilişkin hükümlülük kararlarına yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-İddianamede, sanık …’in, mağdur sanık …’ı tehdit ettiğine dair herhangi bir anlatım olmadığı halde “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki CMK’nın 225/1. maddesine aykırı olarak tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi,
b-Mağdur sanık …’ın, duruşmalarda sanık … şikayetçi olduğunu ifade etmesi karşısında, davaya katılmak isteyip istemediği sorulmadan, hüküm kurularak CMK’nın 238/2. maddesine aykırı davranılması,
c-5237 sayılı TCK’nın 106/1. maddesinin birinci cümlesindeki tehdit suçunun temel cezanın hapis olduğu, öncelikle hapis cezası verilmesi sonrasında hapsin adli para cezasına çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan gün adli para cezasına hükmolunması,
d-İnceleme dışı bırakılan hakaret suçunun karşılıklı olduğunun kabulü ile 5237 sayılı TCK’nın 129. maddesi gereğince indirim uygulandığı halde, tehdit suçlarından hükmolunan cezalarda aynı Kanun’un 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
e-İddianamede, mağdur sanık …’ın, sanık …’ı hem yüzüne karşı hem de telefonla tehdit ettiğinin iddia edilmesi karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 106/1. cümlesinden açılan davada yüklenen suçlar nedeniyle aynı Kanun’un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … ve mağdur sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp, sanık … aleyhine temyiz olmadığından CMUK’nın 326. maddesi gözetilerek, sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.